SUÇLAR: Mala zarar verme, hakaret, yaralama

HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A)Müşteki sanık ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Müşteki sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucu müşteki sanık ...'a karşı kasten yaralama suçundan beraat, mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının düşürülmesine ve müşteki sanık ...'ye karşı kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının düşürülmesine ilişkin karar verildiği, bu hususta müdafi tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün olmadığı görüşü ile yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre müşteki sanık ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
B)Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.Ancak;
Müşteki sanık ...’ın kendisini baro tarafından görevlendirilen avukat ile temsil ettirdiğinin anlaşılması karşısında sanık ... aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından, “... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 1500 TL. vekalet ücretinin sanık ...’dan alınarak kendisine verilmesine,” şeklindeki ibarenin çıkarılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C)Sanık ... hakkında mala zarar verme ve hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.Ancak;

1-Sanık ...’ın, müşteki sanık ...’a yönelik hakaret suçunu işlediğine ilişkin, müşteki sanık ...’ın soyut iddiası dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı mahkumiyetine yeterli delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde tartışılmaksızın gerekçe olarak tüm dosya içeriğinin gösterilmesi suretiyle yasaya aykırı davranılması,

2-Sanık ...’in, müşteki sanık ...’ın bekçiliğini yaptığı inşaattan toplayıp aldığı odunları, keresteleri inşaatın yakınındaki parka götürüp yakması şeklinde gerçekleşen eyleminin CGK'nun 2015/273 Karar sayılı kararına da konu olduğu gibi, somut olayda iddianamede anlatımın bulunduğunun da kabul edilebileceği hırsızlık suçunun konusunu teşkil edeceği, mala zarar verme suçunun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, sanık hakkında mala zarar verme suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkumiyet hükmü kurulması,

3-Müşteki sanık ...’ın kendisini baro tarafından görevlendirilen avukat ile temsil ettirdiğinin anlaşılması karşısında sanık ... aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4-5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.