Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı ... vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 12.02.2019 Salı günü davalı ... vekili Av. ... geldi. Davacı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-KARAR-

Davacı vekili; Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/226-2013/204 sayılı kararı ile 72.040,00 TL'nin davalı şirketten tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, karar gereği Fethiye 2. İcra Müdürlüğünün 2013/5892 sayılı dosyası ile icra işlemi yapıldığını, icra dairesi tarafından Tapu Müdürlüğüne haciz konulması için yazılan yazıya verilen cevapta davaya konu Muğla İli, Seydikemer İlçesi, ... Mahallesi, 1542 parselde kayıtlı taşınmazın 12/03/2013 tarihinde diğer davalıya 32.000,00 TL bedelle satıldığını belirterek haciz konulamadığını, taşınmazı satmış gibi gösteren davalı şirketin açık bir şekilde mal kaçırdığını, taşınmazın halen davalı şirket temsilcisi tarafından kullanıldığını belirterek Fethiye 2. İcra Müdürlüğünün 2013/5892 sayılı dosyasından asıl alacak ve tüm ferilerini karşılayacak şekilde Muğla İli, Seydikemer İlçesi, ... Mahallesi, 1542 parselde kayıtlı taşınmaz üzerine haciz koyma ve paraya çevirme yetkisi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kabulüne, Muğla İli, Seydikemer İlçesi, ... Mahallesi ... Mevkii'ndeki 1542 parsel sayılı taşınmazın davalılar arasındaki satış işleminin iptali ile, davacı tarafa bu taşınmaz yönünden İİK 283. maddesi gereğince Fethiye 2.İcra 2013/5892 Esas sayılı dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2-Dava dilekçesindeki ileri sürülüşe göre dava; İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre açılmıştır.
Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. İİK'nın 277. maddesinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır. Oysa muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tespit ettirmeyi amaçlar. Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3. kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler.
İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı açılmış tasarrufun iptali davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278,279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
BK'nun 19 muvazaa hukuksal nitelemesine dayalı davalarda ise; 3.kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesinin önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Muvazaaya dayalı davalarda davacının icra takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek yoktur. Çünkü yukarıda açıklandığı gibi İİK'nın 277 ve izleyen maddelerinde iptal davasına konu tasarruflar özünde geçerli olmasına rağmen kanunun icra hukuku yönünden iptaline imkan verdiği tasarruflardır. Muvazaaya dayalı iptal davasında ise davacı muvazaalı işlemle kendisinin zararlandırıldığını ileri sürmektedir. İİK'nın 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen iptal davası açma hakkı davacının genel hükümlere, muvazaaya dayanarak dava açmasına engel değildir. Davacının iddiasını kanıtlaması halinde ise iddianın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı,alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK'nın 283/1,2. maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının taşınmazların haciz ve satışını isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekecektir. Ancak bu tür davaların görülebilmesi içinde diğer dava koşularının yanında davacıların borçlulardan alacaklı olmaları yani hukuki yararlarının olması gerekir.
Somut olayda; davacı, davalı şirketten alacaklı olduğunu, bu nedenle davalı şirket aleyhine Fethiye 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/5892 sayılı dosyası ile takip yapıldığını, dava konusu taşınmazı satmış gibi gösteren davalı şirketin açık bir şekilde mal kaçırdığını, taşınmazın halen davalı şirket temsilcisi tarafından kullanıldığını belirterek Fethiye 2. İcra Müdürlüğünün 2013/5892 sayılı dosyasından asıl alacak ve tüm ferilerini karşılayacak şekilde İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince Muğla İli, Seydikemer İlçesi, ... Mahallesi, 1542 parselde kayıtlı taşınmaz üzerine haciz koyma ve paraya çevirme yetkisi verilmesini talep etmiştir. Bu nedenle mahkemenin davayı İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali olarak nitelemesi ve İİK 277 ve devamı maddelerine uygun olarak tasarrufun iptali dava şartlarının olup olmadığı (davacının alacağının gerçek olması, takibin kesinleşip kesinleşmediği, icra dosyasından usulüne uygun alınmış aciz vesikası olup olmadığı, borcun doğumun tasarruf tarihinden önce olup olmadığı) irdelemeksizin yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 2.037,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'ya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı llgım ...'na geri verilmesine 28/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.