Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... ve davacı vekili Av. .... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın 50.388.98 TL asıl alacak ve 151.10 TL işlemiş faizi olmak üzere 50.540.08 TL üzerinden iptaline, davalı kefilin bu miktarın 27.084.11 TL asıl alacak ve 81.20 TL işemiş faizinden sorumlu olmasına, davalıların 27.084.11 TL’nin % 40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi üzerine, hüküm davalılar vekili ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir usulsüzlük bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin tüm ve davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar vekilinin kefil davalı ...’a ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, dava konusu edilen kiralananları 15.8.2008 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi ile davalı şirkete kiralamış, sözleşmeyi diğer davalı ... kefil sıfatı ile imzalamıştır. Davalı ...’ın kira borcuna kefil olması Borçlar Kanunu’nun 486. maddesinde düzenlenen adi kefalet niteliğinde olup anılan madde hükmü gereğince davacı kiralayan, ancak asıl borçlu kiracı hakkındaki takibin kusuru olmaksızın semeresiz kalması ya da kiracı aleyhine yapılacak takiplerin çok masraflı ve güç olması hallerinde adi kefile başvurabilir. Davacı önce kiracıdan kira alacaklarını istemeden veya hakkındaki takip sonuçsuz kalmadan davalı kiracı ile birlikte kefil hakkında da icra takibi yapıp dava açtığından kefil hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde değildir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü hükmün yukarda (2) No’lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı kefil ... yararına takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı kefil ...’a verilmesine, keza davalı şirketin temyizi yönünden Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 825 TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.