TCK'nın 85/1,62,53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın sevk ve idaresindeki otomobiliyle gündüz vakti, yerleşim yeri içerisinde, iki yönlü asfalt yolda Memuzin Bulvarı istikametine doğru seyri sırasında seyir isitkametine göre sol tarafından aniden yola çıkan 8 yaşındaki çocuk ...’a çarpması neticesinde ...’in öldüğü olayda; sanığın aşamalarda alınan beyanlarında süratli olmadığını, çocuğun birden bire sol tarafından yola çıktığını beyan etmesi, dinlenen görgü tanığının da ölen çocuğun bir anda yolun karşısına geçtiğini beyan etmesi, kaza tespit tunağı ve 18.06.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre ölen çocuğun aniden yola çıkması neticesinde kazanın meydana geldiğinin anlaşılması karşısında beyanlara ve oluşa göre; dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi suretiyle, sanığın kaza sırasındaki hızının kazanın meydana gelmesindeki etkisi ve kazada sanığın şerit ihlali yapıp yapmadığı da irdelenerek kusur durumuna ilişkin yeniden rapor alınarak sanığın hukuki durumunun tespit ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.