Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi hususları infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür, ancak;
Gerekçeli kararda sanığın eyleminin görevi kötüye kullanma olarak kabul edilmiş olmasına göre uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesi gösterilmesi gerekirken Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesinin gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının mahsus bölümünde yer alan "Görevi kötüye kullanma suçundan eylemine uyan" ibaresinden sonra gelmek üzere "Türk Ceza Kanunu'nun 257/1 maddesi uyarınca" ibaresinin yazılması suretiyle, eleştirilen hususlar dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/06/2021 günü oy birliği ile karar verildi.