Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Davanın Reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacı vekili tarafından davaya dayanak gösterilen Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2009 tarih 2008/10 esas, 2009/38 sayılı kararının sanık müdafiinin yüzüne karşı verildiği, davacı yönünden kararın 27.04.2009 tarihinde kesinleştirildiği ve dosyada kesinleşen kararın davacıya tebliğ edildiğine ilişkin bir bilginin bulunmadığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinde karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir'' şeklindeki düzenleme nedeniyle beraat kararının kesinleşmesi yeterli olmayıp, hükmün kesinleştiğini belirten meşruhatla birlikte bizzat sanığa bildirilmesi gerekli olup, tazminat istemine esas ceza dava dosyasında bu yönde yapılmış bir tebliğin bulunmaması nedeniyle davacının 31.07.2009 tarihinde dava dilekçesini vererek beraat kararının kesinleşme tarihinden itibaren yasal bir yıllık sürede dava açtığının anlaşılması karşısında, davanın kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.