Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı 3.kişi vekili, 16/10/2012 ve 04/03/2013 tarihlerinde yapılan haciz sırasında haczedilen ... küpe numaralı hayvanların müvekkiline ait olduğunu, Bakanlık tarafından verilen işletmedeki hayvanları gösterir belgenin iddiasını kanıtladığını, haciz sırasında orada bulunmadığını, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, 04/03/2014 tarihinde yapılan işlemin, haciz işlemi olmadığını, hayvanların 16/10/2012 tarihinde haczedildiğini, icra dosyasında aynı malların iki kez haczinin mümkün olmadığını, yapılan işlemin yedieminliğin istihkak iddiasında bulunan tarafından kabul edilmemesi nedeniyle, muhafaza işlemi olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı 3.kişi ... ile borçlu İbrahim Kozluca'nın kardeş olduklarını, borçlunun alacaklıya olan borcundan dolayı, babasına ait damda bulunan ... küpe numaralı hayvanlar ile bir adet küpe numarasız büyük baş hayvanın haczedildiğini, bu hayvanların İlçe ... Müdürlüğü'nce tutulan pasaportlar, yapılan kolluk araştırması ve ... A.Ş verileri uyarınca, davacıya ait olduğunu, bu hayvanlara davacının baktığı ve ürününden de davacının yararlandığını, borçlu ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık İİK'nun 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak davasına ilişkindir.
-//-
1-Yargıtay’ın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre; takip borçlusunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise ve duruşmalara dahil edilmesi işin esasına etki etmeyecekse, davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Ne var ki, yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, 103 davet kağıdı da tebliğ edilmeyen borçlunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenemediğinden, davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması için davacı 3.kişiye süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan işin esasına yönelik karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.