İNCELENEN KARARIN;
Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama
İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/4 Esas, 2022/283 sayılı Kararının, sanıklar müdafii ve katılan ÖSYM Başkanlığı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanıkların üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma ve hükme karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunmayan ÖSYM Başkanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/6209 Esas, 2021/10143 Karar sayılı bozma kararı üzerine;
A. İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ve 2022/4 Esas, 2022/283 sayılı Kararı ile;
Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.11.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Üzerinde parmak izi tespit edilen kitaplara tanıkların önceden müdahale etmesi nedeniyle delilin hukuka aykırı hale geldiğine,
2.Daha önceden aramaya yapılıp mühürlenmiş bir evde kitap ele geçmesinin mantıktan uzak olduğuna,
3.Duruşmada yapılan teşhis işleminin hukuka ve usule aykırı olduğuna,
4.Tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına ve çelişkiler barındırdığına, dinlenilme usulüne riayet edilmediğine,
5.Örgüt üyeliği için arana kriterlerin oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine,
6.İddianamenin kendi içerisinde çelişkiler barındırdığına,
7.Sanık ... tarafından kullanıldığı iddia edilen operasyonel hattın hangi verilerle tespit edildiğinin açıklanamadığına,
8.Bozma ilamında bu yönde bir tespit olmamasına rağmen mahkemenin gerekçesini değiştirdiğine ve bunu gerekçelendirmediğine,
9.Operasyonel hattın baz kayıtları ile sanık ...'ın kullandığını GSM hattının baz kayıtlarının örtüşmediğine,
10.Tanığın etkin pişmanlıktan faydalanmak amacıyla gerçek dışı beyanda bulunduğuna,
11.Sanıkların mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına,
12.Devam eden soruşturma dosyası birleştirilmediğinden bozma ilamına uyulmadığına ve,
13.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince sanıkların eylemlerinin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında;
Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A. Katılan ÖSYM Başkanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin, sıfat yokluğu nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Müdafinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ve 2022/4 Esas, 2022/283 sayılı Kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.