İNCELENEN KARARIN;
Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
1)Tüm sanıklar yönünden katılan ...'nın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet, 6415 sayılı terörizmin finansmanının önlenmesi hakkında kanuna muhalefet suçundan kurulan beraat, katılan ...'nin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet, nitelikli dolandırıcılık ve 6415 sayılı terörizmin finansmanının önlenmesi hakkında kanuna muhalefet suçlarından kurulan beraat kararlarına yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde silahlı terör örgütüne üye olma suçu olarak kabul edilmesi karşısında 6415 sayılı Kanun'a muhalefet etmek suçu yönünden "ceza verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde "beraat" kararı verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık ve terörizmin finanmanı suçlarının niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakları bulunmayan ... ile ...'nin İlk Derece Mahkemesince davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden CMK'nın 296/1 inci maddesi gereğince temyiz talebinin REDDİNE,
2)Katılan ...'nın tüm sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat kararlarına yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Müsnet suç için suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve 2 nci fıkrasında öngörülen cezanın miktar ve türüne nazaran, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasına veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından katılan ... vekillerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE,
3)Katılanlar ... ve ...'nin sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat kararlarına yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Resmi belgede sahtecilik suçunun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakları bulunmayan ... ile ...'nin İlk Derece Mahkemesince davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden CMK'nın 296/1 inci maddesi gereğince temyiz talebinin REDDİNE,
4)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, bir kısım sanıkların çocuklarını örgütle iltisaklı okula gönderme ve örgütle iltisaklı Zaman Gazetesine abone olma eylemlerinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet veya delil olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanık ... ve sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE,
İlk Derece Mahkemesi
gerekçeli kararında "238100" sicil numaralı zabıt katibinin elektronik imzasının bulunmaması ikmali mümkün noksanlık olarak görülmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin 2.fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek duruşma açmaksızın evrak üzerinde İlk Derece Mahkemesince, sanık ... hakkında belirlenen 10 yıl hapis cezasının, 7 yıl 6 ay hapis cezasına, sanık ... hakkında belirlenen 10 yıl hapis cezasının, 8 yıl 9 ay hapis cezasına, sanık ... hakkında belirlenen 10 yıl hapis cezasının, 8 yıl 9 ay hapis cezasına, sanık ... hakkında belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasının, 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezasına ve sanık ... hakkında belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasının, 6 yıl 3 ay hapis cezasına indirilmesi hukuka aykırı ise de; anılan uygulamaların sanıklar lehine olması ve aleyhe temyiz de bulunmaması hususları gözetilerek CMK'nın 290/1 inci maddesindeki emredici düzenleme kapsamında değerlendirilen iş bu hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler ayrı ayrı yerinde görülmediğinden, CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
5)Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
I-)Dosya kapsamına göre sanık ... yönünden tanıklar Y.T. ve M.H.O., sanık ... yönünden ise M.H.O, M.S. ve A.T. beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici delil olması karşısında, tanıkların duruşmaya getirilerek taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek tanıklar Y.T. ve A.T.'nin soruşturma aşamasındaki, tanıklar M.H.O. ve M.S.'nin istinabe ile alınan beyanlarının okunulmasıyla CMK'nın 210/1 inci maddesine muhalefet edilmesi,
II-)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanık ...'nın, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre H.T. tarafından kullanıldığı değerlendirilen ''97413'' ID numaralı ByLock listesinde ''335979'' ID numarası ile ekli olduğunun tespit edilmesi karşısında, ilgili birimlerden sanık ... tarafından kullanıldığı değerlendirilen ''335979'' id numaralı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip, duruşmada CMK'nın 217 nci maddesi gereğince sanık ... müdafiine okunup diyecekleri sorulup değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken sanık ...'nın ByLock kullanıcısı olduğuna dair eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm verilmesi,
III-)Sanık ... yönünden hükme esas alınmayan tanıklar M.Y., Y.Ö. ve A.B.'nin beyan ve teşhis tutanaklarının CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ... müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dosyanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.