Her bir sanığın ayrı ayrı; TCK'nın 89/1,2-a-e, 62,52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine

Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurun 09.04.2012 tarihinde vekil eşliğinde kollukta alınan ifadesinde olay günü meydana gelen iş kazası nedeniyle kimseden davacı ve şikayetçi olmadığını beyan ettiği, sonra 14.11.2012 tarihinde yapılan duruşmada ise sorumlulardan şikayetçi olduğu; şikayetten vazgeçmeden vazgeçme olmayacağından 14.11.2012 tarihli duruşmada verilen katılma kararı hükümsüz olmakla taksirle yaralama suçundan açılan davanın TCK'nın 73/4 ve CMK'nın 223/8. maddesi gereğince düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanıklar hakkındaki davanın TCK'nın 73/4, 73/6 ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 21.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.