Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.04.2019 tarihinde davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını, davalı tarafından yapılan ödemenin yeterli olmadığını, bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı için 20.000 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 41.000 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zarar sebebiyle ödeme yapıldığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun yeterli olmadığını, kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, temerrütün gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirme Hakkında Yönetmelik Hükümleri ek 1 formata uygun şekilde maluliyet oranının tespiti için rapor sunulmasını teminen kesin süre verildiği, ancak ara kararın yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; ara karar gereği maluliyet raporundaki eksikliğin giderilmiş olmasına rağmen müvekkilinin zararı ispat edilemediği gerekçesiyle red kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada 3 kişilik adli tıp uzmanı doktordan kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre rapor alındığı, dosyada alınan aktüer raporunda hesaplamanın 59.232,30 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından 11.03.2020 tarihinde yapılan 58.922 TL ödemenin yeterli olduğu gerekçesiyle, davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; adli tıp uzmanları bilirkişi heyeti raporunun hükme esas almaya elverişli olmadığını, hükme esas alınan aktüer hesap bilirkişi raporu da hem yerleşik Yargıtay içtihatlarına hem de dosyada mevcut delillere aykırı biçimde tanzim edildiğini, işleyecek dönem tazminat hesaplamasında, 2021 yılı asgari ücret bedeli belli ve bilinir olduğu halde, 01.01.2021 – 13.08.2045 yılları arasında yine 2020 yılı asgari ücret bedeli üzerinden hesaplama ve değerlendirme yapıldığını ileri sürerek ... kararının bozulmasını talep etmiştir.
plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacının sürücüsü olduğu araca çarpmasıyla oluşan trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 ve 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliğinin 16 ve 17 nci maddeleri.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosu'nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve ... tarafından da karara esas kabul edilen aktüer raporunda; 01.06.2015 tarihli ... Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapılmıştır. Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ... Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki, esas alınan rapor bu yönüyle yeterli bir rapor değildir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması; daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp belirlenen tazminattan ödemenin güncellenerek düşmesi ile oluşacak sonuca göre (ödemenin yeterliliği ayrıca yapılacak hesapla değerlendirilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın, İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi