Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Hüküm tarihinde Kilis L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığın, duruşmadan bağışık tutulma talebi bulunmadığı halde 21.03.2017 tarihli karar oturumunda hazır bulundurulmayarak yokluğunda hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nin 196. maddesine aykırı davranılması, böylece savunma hakkının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, Üye ...'in muhalefetiyle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son (5271 sayılı CMK'nin 307) maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 21.10.2019 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Sorgusu yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre 26.05.2011 tarihinde tamamlanan, yargılama süresince müdafii yardımından yararlanan, hakkında 26.05.2011 tarihinde tahliye kararı verilen ve başka suçtan tutuklu sanığın ceza evinden getirtilerek, müdafii ile duruşmalara katılımı sağlanan bozma sonrası başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu Adana E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan SEGBİS bağlantısı ile hazır edilip Bozma ilamına karşı beyanı müdafii yardımıyla saptanan, bundan sonraki aşamada da sanık müdafii katılımı ile yargılama faaliyetine devam edilen ve mahkemesine getirilmesi yönünde sanık tarafından herhangi bir irade ortaya konulmayan dosyada; sanık ve savunmanınca yeterince savunma imkanı verildikten sonra yargılamanın bittiği bildirilerek hükmün tefhim edildiği bu uygulamanın CMK'nin 196. maddesine aykırılık teşkil etmediği gibi savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olmadığı düşünüldüğünden hükmün onanması inancı ile Sayın Çoğunluğun bozma yönündeki düşüncesine iştirak olunmamıştır.