Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının reddine ve davalının itirazının kısmen kabulü ile vekalet ücretinin davalı lehine düzeltilmesine karar verilmiştir.

... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.12.2019 tarihinde davacının yolcu olduğu davalıya ... poliçesi ile sigortalı aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 5.001,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili, talebini 189.002,88 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan ödemenin yeterli olduğunu, dosyaya sunulan maluliyet raporunun yeterli olmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. ... KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan araç sürücüsünün tek taraflı kazada %100 kusurlu olduğunun trafik kazası tespit tutanağı ile belirlendiği; davacının sunduğu raporda, davacının maluliyet oranının %22 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı, PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği, davacı emniyet kemeri takmadığından %20 indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle, davanın takdiri indirim sebebiyle kısmen kabulüne ve 130.553,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; emniyet kemeri takılı olmadığı gerekçesiyle indirim yapılmasının haksız olduğunu belirterek kararının kaldırılması ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; müvekkili tarafından aldırılan raporun dosyadaki raporla uygun olmadığını, kusur durumunun araştırılması gerektiğini, ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediği ve vekalet ücretinin 1/5 olarak hesaplanması gerektiğini belirterek kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun ilgili yönetmelik hükümlerine uygun biçimde uzman heyetçe düzenlendiği ve karara esas alınmasında usulsüzlük bulunmadığı; tazminat hesabının uygun olduğu, başvuru sahibi ifadesinde araç içerisinde sağa sola savrulduğunu söylediğinden emniyet kemeri takılmadığının anlaşıldığı, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğundan maktu olarak düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının itirazının reddine, davalının itirazının kısmen kabulü ile vekalet ücretinin davalı lehine düzeltilmesine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili ve davalı vekili temyiz dilekçelerinde; itiraz dilekçelerinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek ... kararının bozulmasını talep etmişlerdir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 177 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ıncı maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacının diğer temyiz itirazları yönünden;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.

Somut olayda, davacının yolcu olduğu, kaza tespit tutanağından emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belli olmadığı, davalı vekili tarafından davacının içinde bulunduğu araç sürücüsünün kuralları ihlal etmesine engel olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğinin ileri sürüldüğü, İtiraz Hakem Heyetince, davacının ifadesinde araç içerisinde savrulduğunu beyan ettiği gerekçesiyle %20 müterafik kusur indirimi yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak davacının araçtan fırlama durumu olmadığı gibi, kaza tespit tutanağından emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun belirsiz olarak işaretli olduğu anlaşıldığından hesaplanan tazminattan %20 oranında indirim yapılması doğru görülmemiştir.

3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
3.(a)6100 sayılı HMK'nın 177 inci maddesinin 2 inci fıkrasında yer alan ıslah dilekçesinin tebliği konusundaki düzenleme, adil yargılanma hakkının kapsamında yer alan savunma haklarının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulmuş olup hassasiyetle üzerinde durulmalıdır. Anılan bu yasal düzenlemede, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin katılımının sağlanması ise, yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir.

Somut olayda; yargılama sırasında davacının sunduğu ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı; davalı vekilinin hakem kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmeyişini de itiraz sebebi yaptığı; ... tarafından, davalının bu itirazı hakkında hiçbir değerlendirme yapmadığı gibi, ıslah dilekçesinin tebliğine ilişkin eksikliği de tamamlamadığı; davalının, ıslaha karşı cevap verme, savunmalarını yapma imkanından yoksun bırakıldığı görülmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği, davacı tarafın ıslah dilekçesinin davalı ... şirketine tebliğ edilmesi gerekirken, usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalının savunma hakları ile hukuki dinlenilme haklarını kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve ... kararının bozulması gerekmiştir.

3(b)Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza 26.12.2019 tarihinde meydana gelmiştir.

Somut olayda hakem heyetince hükme esas alınan maluliyet raporunda maluliyetin hangi yönetmeliğe göre belirlendiği yazılı değildir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince maluliyet oranı yönünden davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin (3a) ve (3b) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine,

Dosyanın, itiraz hakem heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nun 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.

Somut olayda her ne kadar kaza tespit tutanağında emniyet kemeri hususu belirsiz olarak işaretlenmiş ise de, davacı kolluk beyanında sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, aracın içinde sağa sola savrulduğunu bildirmekle ve davacının yaralanması L1, L2 kırığından kaynaklanmakla, itiraz hakem heyetince tazminattan emniyet kemeri nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, sayın çoğunluğun müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiğine dair bozma ilamının 2) numaralı bozma bendi gerekçesine katılmıyorum.