Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı işyerinde 10/07/2008 - 30/01/2014 tarihleri arasında beton santral operatörü olarak aralıksız çalıştığını, iş akdinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, çalışma süresinin gerçeği yansıtmadığını, davacının tüm hak ve alacakları ödenerek ibraname alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdinin davalı işverence haklı bir neden olmaksızın feshedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6098 sayılı TBK'nın 420. maddesine göre; "İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür.
Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur."
İbra sözleşmesi bu maddenin koşullarına tabi olup, alacağın tamamı banka aracılığıyla ödenmeksizin ibra mümkün olmadığından, ibra sözleşmesi yapılan ödeme tutarı ile sınırlı olarak makbuz niteliğinde kabul edilecektir.
Dosyaya sunulan 27.08.2013 tarihli ibranamenin davacının iş akdi devam ederken alındığı, içeriğinde kıdem, ihbar tazminatları ve fazla mesai ücreti açısından miktar içerdiği, ancak ibranamede yazılı tutarların ödendiğine dair banka kaydı veya imzalı ödeme belgesi sunulmadığı anlaşılmıştır. İşverence sunulan ibraname TBK'nın 420. maddesinin aradığı şartları taşımadığından geçersizdir. Mahkemece, ibranamede yazılı tutarların talep konusu alacaklardan mahsup edilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.