Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 25/08/2004 tarihinde davalı Şirketin ... İrtibat Bürosu'nda yönetici yardımcısı olarak çalışmaya başladığını ve iş akdinin işverence haksız feshedildiği 11/2/2006 tarihine kadar çalışmasını büyük bir özenle sürdürdüğünü, ... İrtibat Bürosu'nda çalışması devam ederken davalı Şirketin yetkililerinin 2006 yılı Aralık ayında kasa kontrolü yaptıklarını, kasalarda açık olduğunu tutanakla tespit ettiklerini şifahen söylediklerini, kasalarda açık olmamasına rağmen ...'nun bilgisayar sistemindeki problem nedeniyle yüzlerce şubesinde aynı durumun yaşandığını, davalı Şirketin kasaların açık verdiği gerekçesiyle müvekkili de dahil diğer şubelerde görev yapan yönetici statüsündeki çalışanlarından teminat amaçlı senet aldığını, müvekkilinden teminat amacıyla alınan bonodan sadece imza kısmının müvekkiline imzalattırıldığını, bononun üzerinde yer alan düzenleme tarihi, ödeme tarihi, ödenecek miktar, ödeyecek kişinin ad-soyad ve adres kısımlarının sonradan davalı Şirket tarafından doldurulduğunu, müvekkilinin iş akdini haksız feshetmesinin ardından müvekkili aleyhine ... 7. İcra Müdürlüğü'nün 2006/1491 Esas sayılı dosyası ile kasa açığını borcun sebebi olarak göstererek ilamsız takip başlattığını, ödeme emrinin müvekkiline tebliğinin ardından süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiklerini, davalı Şirketin söz konusu senedi doldurmak suretiyle 09/07/2007 tarihinde 2007/1765 Esas sayılı dosyası ile icraya koyduğunu, senet üzerindeki yazıların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalı şirketten avans olarak herhangi bir nakdi ödeme almadığı gibi almış olduğu herhangi bir hizmetin de mevcut olmadığını, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu nedenle senedin iptaline ve davalının kötü niyetli olması nedeniyle %40 tazminatın ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin güvenini kötüye kullanarak kendine çıkar sağladığını, davacının da suçunu kabul ile; bankadan kredi çekerek borcunu ödeyeceğini belirttiğini ve iptal edildiği halde gönderimi gerçekleşen kargolara ilişkin fatura bedelleri toplamı olan 12.777.19 TL'sı borcunu ödeyeceğini taahhüt ettiğini, buna ilişkin bono tanzim edildiğini ve davacının da imzaladığını, güveni kötüye kullanma yolu ile kendisine emanet edilmiş işten kazanılan parayı zimmetine geçiren davacının müvekkili şirkete borçlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak takibe konu senetlerin teminat maksadıyla alındığı, sonradan doldurulduğu, icraya konulduğu, davacının bu senetler sebebiyle davalı şirkete borcunun bulunmadığı, davalı tarafından da bu senetlerin bir borç karşılığı verildiğinin ispatlanamadığı, defter kayıtları ve tanık beyanlarıyla sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta, davacı, davalı Şirket’in ... İrtibat Bürosu'nda yönetici yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde Şirket yetkililerinin 2006 yılı Aralık ayında yapılan kasa kontrolü sonrasında kasada açık olduğunu bahane ederek teminat amacı ile verdiği senedi icraya koyduğunu iddia ederek senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya içeriğindeki ... İcra Müdürlüğü'nün 2007/1765 esasına kayıtlı dosyasının incelenmesinden; alacaklı ... Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. tarafından borçlu ... aleyhine 06.12.2006 tarihli, 2.991,35.-TL'lik ve 08.02.2007 tarihli 9.785,84.-TL'lik iki adet bono nedeniyle 12.777,19.-TL. asıl alacak ve 1.676,00.-TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam: 14.453,19.-TL. üzerinden ilamsız icra takibinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Yine davalı Şirketin 01.12.2005-30.11.2006 tarihleri arasındaki iptal faturalarını incelemesiyle, davacının 9.785,84 YTL. bedelin zimmetine geçirdiğinin ve bu fiilin personel yönetmeliğine göre suç olduğu saptaması ile ilgili davacıdan alınan 04.12.2006 tarihli son savunmada, davacı “Bu konuda söyleyeceğim başka birşey yok. Maddi boyutunu en kısa sürede kapatacağım.” yönünde el yazısı ile açıklamada bulunduğu, yine aynı tarihli “198 adet 9.785,84 YTL tutarındaki faturaların” davacının zimmetine geçirdiği tespitini havi tutanağın da davacı tarafça herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalandığı, bu kapsamda zimmete geçirilen tutarlara ilişkin alınan ifadelerinde de “pişmanım”, “özür diliyorum. Maddi boyutunu kendi imkânlarımla bankadan kredi çekerek kapatacağım.” yönünde el yazısı ile beyanda bulunduğu görülmüştür. Davacı, dava dilekçesinde senet dışındaki bu belgeler için ayrıca ve açıkça irade fesadı iddiasında bulunmadığı gibi yargılama safhasında da el yazısını ve imzasını da inkâr etmemiştir. Dinlenen tanık beyanları da davacının iddiasının ispatı için yeterli değildir.
Açıklanan nedenlerle; davalı tarafça davacının çalışırken işyerine verdiği zarara karşılık takibe konu bonoların tanzim edildiği anlaşıldığından davanın reddi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.