Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Her ne kadar tebliğnamede suça sürüklenen çocuğun hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonucu hükmolunan denetim süresinde başkaca suçlar işlediğinden bahsedilmiş ise de 5271 sayılı CMK'nın “Hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hakimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir” şeklindeki 217/1. madde hükmü gözetildiğinde dosyaya yansımayan ve hakim huzurunda tartışılmamış adli sicil kayıtlarına dayanılması mümkün olmadığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin 2018/7680 Esas- 2019/120 Karar numaralı ilamı ile sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün hükmün açıklanmasına esas alınan suçun uzlaşmaya tabi hale geldiğinden bahisle araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması ve kabule göre ise eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesini oluşturduğundan bahisle bozma kararı verildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği anlaşılmakla verilen bozmaya uyma kararından dönülemeyeceği halde bozma kararının gereği olarak söz konusu ilam araştırılmadan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 21/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.