Mahkumiyet

İddianamede suçun hırsızlık suç tarihinin 11.05.2014 olarak belirtilmesi nedeni ile tebliğnamedeki TCK'nın 31/3. madde ve fıkrası gereğince indirim yapılması gerektiğine dair bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1-)Sanık ile mağdurun kardeş oldukları, sanığın 2009 yılında bir olaya karıştığı, emniyete götürüldüğü, emniyette kendisini mağdur ... olarak tanıttığı, bu isimle parmak izinin alındığı, sanığın 11.05.2014 tarihinde hırsızlık ve mala zarar verme şüphesiyle yeniden göz altına alındığı, kendi kimliği ile ifade verdiği, parmak izinin alındığı, 2009 yılındaki parmak izi ile 2014 yılındaki parmak izinin farklı olması nedeniyle eylemin ortaya çıktığı olayda; sanığın 11.05.2014 tarihinde yakalandığında mağdurun isim bilgisini kullanmadığı ancak temyiz incelemesine konu edilen davanın iddianamesinin konusunun 11.05.2014 tarihli olaya ilişkin olduğu anlaşıldığından ve bu tarihte gerçek kimlik bilgileri ile işlem yapıldığı ve suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından beraat yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-)Kabul ve uygulamaya göre de;
a-)Gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının "başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" yerine "iftira" olarak yazılması,
b-)Sanık hakkında TCK.nın 267/1. maddesi gereğince hapis cezası tayini sırasında uygulamanın yasal dayanağı olan ''TCK.nın 268/1. maddesi delaletiyle'' ibaresinin yazılmaması suretiyle CMK.nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
c-)Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 11.05.2014 yerine 2009 olarak yazılması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.