Mahkumiyet

TCK.nın 268. maddesindeki suçun oluşması için öncelikle, fail tarafından işlenen bir suçun bulunması gerekmektedir. Başka deyişle iftira suçunun aksine, bu madde bakımından gerçek bir suçun işlenmesi ve bu suçun faili ile 268. maddedeki eylemin failinin aynı kişi olması zorunludur.
İşlenmiş olması gereken suçun kasıtla veya taksirli suç olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, maddede yalnızca suçtan söz edilmekle, kabahatler veya disiplin eylemleri madde kapsamında değerlendirilmemektedir.
Maddedeki ifade biçiminin hatalı olduğu söylenebilir ise de, mevcut düzenleme karşısında, failin gerçekte o suçu işlememiş bulunduğunun anlaşılması halinde, başkasının kimlik bilgilerini kullanma eyleminin 268. maddedeki suçu oluşturmadığını kabul etmek, kanunilik ilkesi bakımından zorunlu görülmektedir. Bu tür eylemlerde 206. maddenin uygulanması gereklidir.
Bu açıklamalar ışığında; sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığı suçlarının şüphelisi olarak yakalanması üzerine hakkında soruşturmaya başlandığı sırada kimliğini kardeşi mağdur ... olarak beyan ettiği, sonrasında sanıktan alınan parmak izi incelemesi ile gerçek kimlik bilgilerine ulaşıldığı, UYAP sisteminden yapılan inceleme ve dosya kapsamından sanık hakkında 23.08.2014 tarihinde işlendiği belirtilen hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından Kağızman Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/302 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği, yargılama sonucunda beraat kararları verilmesi ve bu kararların kesinleşmesi halinde sanığın "işlediği bir suçtan" söz
edilemeyeceği cihetle TCK.nın 268. maddesinde tanımlanan suçun unsurları oluşmayıp sanığın TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan cezalandırılması gerektiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında bu dosyanın getirilip incelenerek, kovuşturmanın akıbeti araştırılıp ilgili evrakların temini ile tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.