Mahkumiyet

Ceza Genel Kurulunun bir çok kararında ve son olarak Ceza Genel Kurulu'nun 12.03.2019 gün, 2016/23-61 Esas ve 2019/197 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; 1412 sayılı CMUK'nın, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca bu aşamada uygulanması gereken 320 ve 321. maddeleri uyarınca Yargıtay temyiz nedenleriyle bağlı olmaksızın, temyiz dilekçesinde ileri sürülsün veya sürülmesin son karara etkili olan tüm kanuna aykırılıkları kendiliğinden inceleyip hükmü bozabilecektir. Bu nedenle Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe temyiz edilen bir hükmün Yargıtay tarafından temyiz dilekçesinde gösterilmeyen bir nedenden dolayı da aleyhe sonuç doğuracak şekilde bozulması imkân dahilindedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda; sanık hakkında verilen Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/137 Esas 2013/598 Karar sayılı ilamının Cumhuriyet Savcısı tarafından aleyhe temyizi üzerine Dairemizin 2019/20668 Esas 2019/13634 Karar sayılı bozma kararı verildiği bozma ilamında CMUK.nın 326/son maddesinin sehven yazıldığı bu hususun sanığa ceza miktarı yönünden kazanılmış hak sağlamayacağı gözetilmeden mahkemenin Cumhuriyet Savcısının ceza süresine yönelik temyizi bulunmadığından bahisle sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.