SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama

Mahkumiyet

I- Sanık ...'in temyiz talebinin incelenmesinde;
Yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak 20.10.2014 tarihinde MERNİS adresine tebliğ edilen hükmü sanığın 1412 sayılı CMUK.nın 310. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 11.06.2015 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; süresinden sonra yapılan temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,

II- Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan tayin edilen adli para cezalarının nevine ve miktarına göre hükümlerin, 6217 sayılı Yasanın 26. maddesiyle 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından, sanık ... müdafii ile sanık ...'nin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,

III- Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanığın müşteki ile aralarında husumet oluşmasına neden olan dosyanın incelenmediğine, savunmasında ileri sürdüğü hususların
./..

S/2

araştırılmadığına, iddiaların iftira ve suç isnadı niteliğinde olduğuna, delillerin yeterince incelenmediğine, tanık ve kamera kaydı araştırması yapılmadığına, müşteki beyanının bölünerek mahkumiyet hükmü kurulmasının hatalı olduğuna, iddiaların hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığına, müştekinin olay yerine kendiliğinden geldiğine dair temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

IV- Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.03.1990 günlü ve 1990/8-3-70,09.10.2007 günlü ve 2007/11-44-200 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere, bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesi, o hadise hakkında dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, ayrıca 5271 sayılı CMK.nın 225/1. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre de, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği; Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 24.09.2013 tarihli iddianamedeki anlatım ve nitelendirmeye göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 148/1, 149/1-c maddelerinde düzenlenen yağma suçundan kamu davası açıldığı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin CMK.nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemlerle sınırlı olduğu dikkate alınmadan, sanık hakkında yargılamaya devamla, eylem bölünerek yağma suçundan beraat kararı verilip kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ek savunma hakkı verilmek suretiyle iki ayrı hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.