Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun kollukta ve sorgu mahkemesinde alınan beyanlarında olay saatini 07: 00-08: 00 olarak belirttiği, dosyadaki yakalama tutanağında da sanığın sabah 05: 00 sıralarında atılı suçu işlediğini beyan ettiğinin belirtildiği, olay saatinin müştekinin aracı park ettiği 23: 30 saati ile sabah 08: 00 arası kesin olarak tespit edilemeyen bir saatte işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanma koşulları yönünden tebliğnameye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuğun, müştekinin beyanına göre camlarını kapatıp kapılarını kilitli olarak park ettiği aracının içerisinde bulunan matkapları çalmasından ibaret eylemi nedeniyle, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesi yerine hatalı nitelendirmeyle TCK'nin 141/1. maddesi ile uygulama yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ...’in temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son (5271 sayılı CMK 307) maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunmasına, 21.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.