Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.01.2020 tarih ve 2018/408-2020/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 19/02/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullandığını, davalının, kullanılan krediden çeşitli tarihlerde komisyon, BSMV, kredi tahsis ve değerlendirme ücreti adı altında kesintiler yaptığını, yapılan kesintilerin haksız ve dayanaksız olduğunu ileri sürerek, 11.176,59 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu kesintilerin kredi sözleşmesinin 83. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak yapıldığını davacının tacir olduğunu, basiretli davranması gerektiğini, müvekkilinin de tacir olup yaptığı iş karşılığı ücret isteme hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma ilamı doğrultusunda genel işlem koşulları denetimi yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 83. maddesinde yer alan hükmün davalı banka tarafından tek taraflı olarak düzenlenen, davacı yanın içeriğine müdahale etme imkanı bulunmadığı ve davalı banka ile müzakere etmeden kabul etmek durumunda olduğu bir sözleşme hükmü olduğu, bu niteliği itibariyle genel işlem koşulu niteliğinde bulunduğu, bu nedenle anılan hükmün 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi delaletiyle uygulanması gereken 22. maddesine göre yazılmamış sayılması gerektiğinden, bankanın yaptığı kesintilerin açıkça hukuki dayanaktan yoksun hale geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan ticari krediler sebebiyle, komisyon adı altında tahsil edilen masrafların iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı banka tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme formu verilmiş olup, davacının imzasını havi bilgilendirme formunda, genel kredi sözleşmesinin 6. maddesinin banka tarafından alınacak masraflara ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir. Bilgilendirme formunda atıf yapılan genel kredi sözleşmesinin 6.1 maddesi ise, bankanın genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan kredi komisyon listesinde belirtilen oranlarda komisyon alabileceği hükmünü haizdir. Sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını taşıyan ve banka tarafından alınacak masrafların gösterildiği bir liste olduğu ve listenin davacı şirketin imzasını taşıdığı görülmüştür. Bu hale göre, belirtilen sözleşme hükmünün taraflar arasında müzakere edilerek sözleşmeye konulduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla, mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılarak, bankanın tahsil ettiği masrafların sözleşme ekindeki listeyle uyumlu olup olmadığının denetlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Yukarda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 21/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.