Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.06.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin imzaladığı 05.12.2011 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli ve 28.09.2012 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi kapsamında farklı zaman dilimlerinde kullandığı ticari kredileri 31.12.2012 tarihinde erken ödemesi üzerine davalı bankanın toplam 99.995,22 TL erken kapama ücreti kestiğini, yapılan kesintinin haksız olduğunu, sözleşmenin 11. maddesinde erken ödeme haline atıfta bulunulmuş ise de hesaplama yöntemi belirtilmediğini, yapılan kesintinin hangi kalemlerin karşılığı olduğu konusunda müvekkiline bilgi verilmediğini ileri sürerek, 99.995,22 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde;tahsil edilen meblağın 2011 tarihli sözleşmenin 15.6 maddesine, 2012 tarihli sözleşmenin 11. maddesine ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 96 ncı maddesine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemece 13.11.2014 tarih ve 2014/999 E. 2014/526 K. sayılı kararı ile 115.260,58 TL kapama ücreti alacağı doğduğu, davalı banka tarafından 95.232,38 TL kapama ücreti tahsil edildiği, davalı bankanın müşterilerinden topladığı mevduatı kredi adı altında tacire kullandırdığı, aradaki riske, maliyete ve vergisel yükümlülüklere katlandığı, bu nedenle davalı bankanın komisyon talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin 10.01.2019 tarih ve 2017/1380 E., -2019/239 K. sayılı kararıyla araştırma yapılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın kullandırdığı kredinin kaynağını oluşturan borçlanmanın detaylarını ve ek maliyetlerini somut olarak ortaya koyamamış olduğu, dava dosyasına başka bankalardan celp edilen emsal ortalama erken kapama ücretleri nazara alındığında ortalama ücretlerin %2 düzeyinde olduğu, davalı bankanın davacı şirketten tahsil ettiği erken kapama ücretinin bankacılık uygulamasında %2 oranında olduğu dikkate alındığında davalı bankanın davacıdan tahsil ettiği %9,50 oranındaki erken kapama ücretinin hakkaniyete uygun düşmeyecek şekilde fahiş oranda olduğu, banka sisteminde erken kapama ücreti uygulamasının ortalama oranı olan %2 oranının olayda uygulanması halinde davalı bankaca davacı şirketten makul düzeyde tahsil edilmesi gereken erken kapama ücreti ile verginin 21.009,79 TL olması gerektiği, davalı bankaca davacı şirketten tahsil edilen erken kapama ücretinde (99.994,65 TL- 21.009,79 TL)= 78.984,86 TL tutarında fazla tahsilatın tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamında belirtilen eksiklikler tamamlanmaksızın, bankalarca verilen müzekkere yanıtlarında dava konusu erken kapama ücretinin tahsil edildiği tarihte benzer nitelikteki kredilerden alınan erken kapama komisyonu oranları yerine 2020 yılındaki Tebliğ hükümlerine bağlı olarak ve bu tarihlerle ilgili olarak verilen sabit erken kapama oranlarına itibar edilerek hüküm kurulduğunu, alınan komisyon tutarının diğer bankalara göre makul olup olmadığının tespiti gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesi uyarınca kullanılan ticari kredinin erken ödenerek kapatılmasında davalının erken kapatma bedeli olarak tahsil edilen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
6098 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.