Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, belirlenemeyen bir saatte sanığın evin sağlam ve muhkem nitelikteki kapıyı zorlayarak açmak suretiyle girmesi eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1 ve 151. maddelerinde belirtilen konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar vermek suçları yönünden, 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” hükümlerinin de değerlendirilmesi sonucunda uygulamaya göre lehe Yasanın belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, yapılan uygulamanın sanık lehine olması sebebiyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 08.04.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.