Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1-2. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 102/3 ve 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/2-d, 143,116/2-4,119/1-c 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasa’nın 7/2,5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması ve suçun işlendiği 28/12/2000 gününden inceleme tarihine kadar aynı Kanun’un 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 15 yıllık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 19.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.