Düşme

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,

1- Sanık hakkında kasten yaralama, cebir kullanmak suretiyle konut dokunulmazlığının ihlaline teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından kamu davası açıldığı, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun, suç tarihine göre uzlaştırma kapsamında bulunmayan TCK’nın 151/1. maddesinin ilk fıkrasında düzenlenen mala zarar verme suçu ile birlikte işlendiği iddia edildiğinden, CMK'nın 253/3. maddesine göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, bu nedenle bu tarihte yapılmış olan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğu, ancak somut olayda yargılamanın hiç bir aşamasında taraflara uzlaşma teklifinde bulunulmadığı ve yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında mala zarar verme suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi ve hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, anılan Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,

2-Kabule göre de;
a) Sanığın, mağdur ...’un yaralanmasına sebep olacak şekilde cebir kullanmak suretiyle konut dokunulmazlığının ihlali suçuna teşebbüs eyleminin, şikayete bağlı olmayan TCK'nın 116/4. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,
b) Mağdurların 06/03/2015 tarihli celsede şikayetten vazgeçtiklerini beyan etmeleri karşısında, TCK'nın 73/6. maddesi uyarınca sanığa, şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre, CMK'nın 223/8. maddesi gereğince şikayet yokluğu nedeniyle atılı suçtan düşme kararı verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmemesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.