Mahkemesi: Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi: İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarih
ve 2017/54 – 2018/17 sayılı kararı
Suç:
1-... açısından örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme,
2-... açısından Silahlı terör örgütüne üye olma,Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma
veya el değiştirme

1-A-Sanık ... hakkında.;
a)Sanığın TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanunun 5/1,
TCK'nın 53,58,63 maddeleri gereğince
mahkumiyetine karara karşı yapılan istinaf
başvurusunun esastan reddi,
b)TCK'nın 174/1, 174/2,3713 sayılı Kanunun 5/2,
TCK'nın 54/2,53,58/9,63. maddeleri gereğince
kurulan mahkumiyet hükmünün düzeltilerek esastan
reddi,

B-Sanık ... hakkında;
TCK'nın 314/3 ve 220/6. maddeleri atfıyla TCK'nın
314/2, 220/6,3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62,53,58/9,63. maddeleri gereğince mahkumiyetine dair

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenlerin sıfatları, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinde savunmaya yeterli süre ve kolaylık sağlanarak bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması ve temyiz denetiminde de yazılı savunmanın sınırsız şekilde kullanılabilme olanağının bulunması karşısında, savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.