TCK'nın 85/1, 22/4,62,53/1, 53/3,63,53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile dört şeritli bölünmüş yolda seyrettiği sırada, direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında bulunan rögar kapağına çarpması ve savrularak kaldırıma çıkması neticesinde kaldırımda bulunan yayaya çarpması şeklinde meydana gelen ve bir kişinin ölmesi ile sonuçlanan olayda, hükmedilen ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik inceleme ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine; ancak;

1-CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, lehe hükümler istemi bulunan sanık hakkında TCK'nın 50/4 maddesi uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin düzenlendiği TCK'nın 50/1-a maddesi hükümlerinin gerekçe gösterilemeden uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması;
2-5237 sayılı TCK'nın 53/1.maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağının bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken alınan madde ile sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA; 03/12/2019 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.