TCK'nın 89/4,62,51/3-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre olay günü saat 09.20 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile bölünmüş tek yönlü yolda seyir halindeyken, olay mahali olan kontrolsüz dört yönlü kavşağa geldiğinde, kavşağa solundan geçiş önceliğine uymadan giren otomobile sağ yandan çarpıp 22 metre sürüklenerek durduğu ve katılanların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ve 6. dereceden kırık oluşacak şekilde yaralandığı, sanığın tali kusurlu olduğu olayda lehe hüküm talebi olmayan sanık hakkında CMK'nın 230/1-d maddesi gereğince lehe hükümlerin tartışılmasının zorunlu olmadığı gözetildiğinde mahkemenin kararında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın, hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğuna ve katılan ...'in de sanık olarak yargılanması gerektiğine ilişkin, katılan ... vekilinin ise sanık hakkında TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanması gerektiğine ve hükmedilen hapis cezasına TCK'nın 51. maddesi gereğince erteleme hükümlerinin uygulanmasına dair yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 03/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.