İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Davacı vekili 06.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin silahlı terör örgütüne üye olma, cebir veya tehdit kulanarak eğitim ve öğretime engel olma suçları isnadıyla 01.10.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 06.10.2016 tarihinde yurt dışına çıkış yasağı adli kontrolü uygulanarak serbest bırakıldığını, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/118 Esas 2017/500 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini, KHK ile ihraç olması nedeniyle tüm maaş alacaklarının maddi tazminat kapsamında hesaplanması gerektiğini belirterek 200.000 TL maddi, 300.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini" talep etmiştir.

2. Davalı vekili 11.04.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın yetkili ve görevli mahkemede yasal süresinde açılmadığını, tutuklamanın bir tedbir olup, idareye kusur atfedilemeyeceğini, re'sen araştırılması gereken hususların araştırılmasını, faiz talebinin yersiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini" beyan etmiştir.

3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2018 tarihli ve 2018/144 Esas, 2018/360 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.09.2018 tarihli ve 2018/1940 Esas, 2018/2547 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının az olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacının silahlı terör örgütüne üye olma, cebir veya tehdit kullanılarak eğitim ve öğretime engel olma suçlarından yargılandığı, 01.10.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 06.10.2016 tarihinde serbest bırakıldığı, beş gün gözaltında tutulduğu, kovuşturma sonucunda ... 8 ACM'nin 21.11.2017 tarih, 2017/118 esas, 2017/500 karar sayılı ilamı ile atılı suçlardan beraat kararı verildiği, kararın 29.11.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın 30.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltında kaldığı sürelerin mahsuba konu edilmediği, davanın yetkili mahkemede süresinde açıldığı anlaşılmıştır.

Maddi tazminat istemine ilişkin yerleşik Yargıtay içtihatları ile CMK'nın 141. maddesinde suç soruşturması ve kovuşturması sırasında gerçekleşen koruma tedbirlerindeki hukuka aykırılıklar yönünden bu kanun hükümlerine göre tazminat istenebileceğinin belirtildiği, davacının gözaltına alındığı dönemde öğretmen olduğu, gözaltına alındığı dönemde maaşından kesinti olmadığı, bu kapsamda maaşından kaynaklı maddi zararları var ise ödenmesi hususunda idari mercilere başvurması gerektiği dikkate alınarak, davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının üzerine atılı suçların niteliği, sosyo-kültürel durumu, uzun süren gözaltı süresi gözetilerek hak ve nesafet kuralları çerçevesinde zenginleşmeye sebep olmayacak şekilde manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 800,00 TL manevi tazminatın 01.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; maddi tazminat talebi yönünden yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucuna uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacının gözaltına alındığı dönemde öğretmen olduğu, gözaltına alındığı dönemde maaşından kesinti olmadığı bu kapsamda maaşından kaynaklı maddi zararı olmadığından; 5271 sayılı CMK'nın 141. ve devamı maddelerinde düzenlenen tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin maddi tazminat yönünden yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine ancak; manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurularının esastan incelemesinde; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı sürenin uzunluğu birlikte değerlendirildiğinde, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir manevi tazminat miktarının belirlenmediği, manevi tazminat miktarının güncel koşullara göre az miktarda tespit edildiği anlaşıldığından; davacı vekilinin istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmekle manevi tazminatın yeniden değerlendirilmesi gerekmiş olup HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın açıklanan manevi tazminat yönünden hüküm kısmının b bendinde yer alan ( 800 TL manevi tazminatın)".... 2.500 TL manevi tazminatın ...." şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Tazminat talebinin dayanağı olan ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/118 Esas 2017/500 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma, cebir veya tehdit kulanarak eğitim ve öğretime engel olma suçlarından 01.10.2016- 06.10.2016 tarihleri arasında 5 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 29.11.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden
Davacının öğretmen olduğu, gözaltına alındığı dönemde maaşından kesinti olmadığı, davacının alamadığı ek ders ücretinin oluşması muhtemel zarar kapsamında bulunduğu anlaşılmakla; İlk derece mahkemesince bu kapsamda maaşından kaynaklı maddi zararları var ise ödenmesi hususunda idari mercilere başvurması gerektiği belirtmek suretiyle; 5271 sayılı CMK'nın 141 ve devamı maddelerinde düzenlenen tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde ve Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin maddi tazminat yönünden yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.

B. Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden
Davacının tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyası kapsamında 01.10.2016- 06.10.2016 tarihleri arasında 5 gün gözaltında kaldığı anlaşılmakla; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.09.2018 tarihli ve 2018/1940 Esas, 2018/2547 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.