SAYISI: İHK-2021/32383

SAYISI: K-2021/109099

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince tarafların itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 17.04.2020 tarihinde davacıların desteği yolcunun bulunduğu aracın, başka bir araç ile karıştığı çift taraflı trafik kazasında desteklerini yitiren anne ve babasının destekten yoksun kalma nedeniyle oluşan zararlarının tazmini için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, anne ......için 2.550,00 TL, baba ... için 2.550,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 5.100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihi olan temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.07.2021 tarihinde anne ... için talebini 164.494,37 TL’ye, baba ... için talebini 102.911,77 TL olmak üzere toplam 267.406,14 TL’ye artırmıştır.

Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmamıştır.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 262.554,04 TL toplam destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; aktüerya hesaplamasının hatalı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir.

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalı ... tarafından başvuru sahipleri için başvuran vekiline 142.593,86 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığını, bu ödemeyle sigorta şirketinin sorumluluğunun kalmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, başvurucunun sigortalı araçta emniyet kemerini takmaması nedeniyle kararlaştırılan tutar üzerinden (poliçe limiti) % 20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuru sahibi lehine 1/5 vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla karara itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin itirazlarının reddine, her bir davacı için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının re’sen düzeltilmesine, başvurunun kısmen kabulüne, baba... için 105.906,18 TL, anne ... için 156.647,04 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hesap raporunun hatalı olduğunu, kaza tarihindeki yaşların esas alınarak bakiye yaşam süresi belirlenmesinin hatalı olduğunu, hesap tarihindeki yaş dikkate alınarak bakiye ömrün belirlenmesi gerektiğini, pay dağıtımında hata olduğunu, 2. çocuk destekten çıktıktan sonra annenin payının artmadığını, dava devam ederken yapılan ödemenin faiz işletilerek güncellenemeyeceğini, toplam tutar üzerinden ödemenin düşüldüğünü, bu durumda garameten paylaşım yapılmasının mümkün olmadığını, hesaplanan tazminattan güncelleme yapılmadan ayrı ayrı ödemenin düşülmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekilinin temyiz dilekçesinde; ödeme ile sorumluluklarını yerine getirdiklerini, müterafik kusur indirimi ile ödeme yapıldığını, progresif rant ile hesabın hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu vefat eden davacı yolcunun desteğinden yoksun kalan anne ve babasının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik' in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de otomobildir.

Davacılar desteğinin emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.

Somut olayda; davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacılar desteğinin trafik kazası sonucu yaralandığı ve emniyet kemeri takmadığı hususu, trafik kaza tespit tutanağı ile sabittir. Buna göre; desteğin emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

3. Davacı ... vekili bu davacı açısından talebini 102.911,77 TL'ye artırmış, bu miktara karar verilmesini talep etmiştir. İtiraz Hakem Heyeti tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı re'sen düzeltilmiş ve davacı ... bakımından 105.906,18 TL' nin kabulüne karar verilmiştir. Bu şekilde davacı ...'in talebi aşılmış olup taleple bağlılık kuralına aykırı karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacılar lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de bozmayı gerektirir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE

2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.