SAYISI: 2021/İHK-33715

SAYISI: K-2021/91416

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 02.09.2019 tarihinde davacıların desteği (eşi/babası)....’ın yolcu olarak bulunduğu ve davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMMS) poliçesi olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini, davacıların tahkim başvurusundan önce davalı ... şirketine destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile başvurduğunu, davalının 28.01.2020 tarihinde davacılara toplam 243.974,04 TL kısmi ödeme yaptığını, davacıların ihtirazi kayıt koymak suretiyle 03.01.2020 tarihli ibranameyi imzaladığını, ödemenin yetersiz olduğunu, ek tazminat için davalıya tekrar başvuru yaptıklarını ancak olumsuz sonuçlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile taleplerini davacılardan ... için 87.688,00 TL'ye, ... için 11.651,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tahkim başvurusundan önce 28.01.2020 tarihinde davacılara toplam 243.974,04 TL kısmi ödeme yaptığını, davalının sorumluluğunun kalmadığını, bakiye tazminat talebinin reddi gerektiğini, hükmedilecek tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, hükme esas alınan 03.07.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davalının tahkim başvurusundan önce davacılara ödediği kısmi ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yeterli olup olmadığı hususunun değerlendirildiği, davacılardan..., ... ve ... için kısmi ödemenin yeterli olduğunun tespit edildiği, bu nedenle anılan davacılar için bakiye tazminat hesabı yapılmadığı, davacılardan ... ve ... için yapılan kısmi ödemenin ise yetersiz olduğunun tespit edildiği, anılan davacılar için rapor tarihi itibariyle tazminat hesaplandığı, hesaplanan tazminattan kısmi ödemenin güncellenmiş hali mahsup edildiğinde davacılardan ... için 231.288,00 TL, ... için 30.730,00 TL olmak üzere toplam 262.018,00 TL bakiye tazminatın hesaplandığı, ancak bakiye poliçe limitinin 99.339,00 TL olması sebebiyle 99.339,00 TL'nin anılan davacılara garameten paylaştırıldığı, buna göre ...'nin talep edebileceği tazminatın 87.688,00 TL, ...'in 11.651,00 TL olduğunun tespit edildiği, hatır taşımasına ve müterafik kusura ilişkin dosyada delil bulunmadığı, bu nedenle bu hususlarda indirim yapılamayacağı gerekçesiyle, başvurunun kısmen kabulü ile davacılardan ... için 87.688,00 TL, ... ... için 11.651,00 TL olmak üzere toplam 99.339,00 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline, davacılar... ..., ... ... ve ... ... için yapılan başvurunun reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması, davacının gerekli evrakları davalıya tahkim öncesinde sunmadığı için başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi, hatır taşıması indirimi yapılması, müteveffanın kaza esnasında emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması, davacılar lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aktüer bilirkişi raporundaki hesaplamaların isabetli olduğu, kaza tespit tutanağına göre desteğin kaza esnasında emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğu, davaya konu aracın orta refüje savrulduğu, devrilerek sürüklendiği, kazanın boyutu karşısında davalının müterafik kusura yönelik itirazının reddi gerektiği, hatır taşımasına ilişkin dosyada somut bir bilgi ve belge bulunmadığı, davalının hatır taşımasına ilişkin def'inin reddi gerektiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacı lehine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilmesine, kararın diğer bölümlerinin aynen geçerli olduğuna karar verilmiş, davacı ... lehine 4.080,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından tahkim başvurusundan önce davacılara % 100 kusur üzerinden % 20 hatır taşıması indirimi yapılarak ödeme yapıldığı için ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılırken hatır taşıması indiriminin dikkate alınması gerektiğini, davacılara tahkim başvurusundan önce 03.01.2020 tarihli ibraname kapsamında gereken ödemenin yapıldığını, davacıların davalıyı ibra ettiğini, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, davacının usulüne uygun bir başvuru yapmadığını, her bir davacı yönünden talep edilen miktarın açıkça belirtilmediğini, davacının gerekli evrakları davalıya tahkim öncesinde sunmadığı için başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, müteveffanın kaza esnasında emniyet kemeri takmadığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, başvurusu reddedilen davacılar için davalı lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacıların ihtiyari dava arkadaşı olup her bir davacı yönünden davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacılar lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK), 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51,52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91,111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.

Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir.

Dosya içeriğine göre Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuruda hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar davacılardan ... ... için 11.651,00 TL olup kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; dosya kapsamına göre her bir davacı yönünden talep edilen miktarın açıklanmasının sonuca etkili olmayacağı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davalının tahkim başvurusundan önce davacılara ödediği kısmi ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yeterli olup olmadığı hususunun değerlendirildiği, hesaplanan tazminattan kısmi ödemenin güncellenmiş halinin mahsup edildiği, kaza tespit tutanağına göre desteğin kaza esnasında emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğu, davaya konu aracın orta refüje savrulduğu, devrilerek sürüklendiği, kazanın boyutu karşısında emniyet kemeri takılmamasının zararın meydana gelmesinde etkisinin olmayacağının anlaşıldığı, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, aktüer bilirkişi raporunda davacı ... için 231.288,00 TL bakiye tazminatın hesaplandığı, söz konusu tutar üzerinden % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması halinde bile bakiye poliçe teminat limitine göre garamaten hesaplanan 87.688,00 TL'nin üzerinde kalacağı, bu nedenle hatır taşımasına ilişkin değerlendirmenin sonuca etkili olmayacağı, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olduğu, davanın reddedilen kısmı için hükmedilen vekalet ücreti yönünden davalının Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı itirazı olmadığından, bu hususun temyiz aşamasında incelenemeyeceği, progresif rant yönetimine göre hesaplama yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince davacılardan ...'a yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilin davacılardan ... ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılardan ...'a yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.