Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; 03.09.2012 tarihinde davalı ... idaresindeki zorunlu trafik sigortasız aracın davacı idaresindeki motosikletle kaza yapması sonucu davacının yaralandığını, kazadan dolayı davacının uğradığı maddi zararın karşılanmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Birleşen dava dosyasında dava dilekçesinde; davacı ... vekili tarafından Güvence Hesabına karşı aynı kazaya dayalı olarak aracın kaza tarihini kapsayan ... poliçesinin bulunmaması nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 500,00 TL geçici iş görmezlik zararı, 1.000,00 TL kalıcı maluliyet zararı ve 500,00 TL tedavi gideri zararının kaza tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın davacının davalının kullandığı araca çarpması şeklinde gerçekleştiğini, kazanın oluşumunda kusurlu olanın davacı taraf olduğunu, davacının maluliyete uğramadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kaza nedeniyle davacı tarafa 12.01.2015 tarihinde 38.211,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemeyle davalının tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini ve ibra edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; birleşen dosyadaki geçici iş görmezlik ve tedavi gideri isteminin reddine, asıl ve birleşen dosyalardaki maluliyet zararına ilişkin istemlerin kabulü ile 186.789,00 TL'nin her iki davalıdan müteselsil olarak alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen bu tutarın 03.09.2012 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizinden davalı ...'ın ve 10.02.2015 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizinden davalı ... Hesabının sorumlu olmasına, davacının bakiye 29.072,57 TL maluliyet zararının 03.09.2012 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kusur durumu konusunda gerekli ve yeterli araştırma yapılmadan, hukuk yargılaması ve ceza yargılamasındaki çelişkiler giderilmeden polis memuru olan trafik bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, kaza olayına ilişkin görgüye dayalı bilgisi olan tanıklarının mahkemece dikkate alınmadığını, maluliyet konusunda yeterli ve gerekli araştırma yapılmadan % 18 maluliyet oranı esas alınarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davacının olası bir maluliyeti var ise de bu durumun eski tarihli geçirmiş olduğu trafik kazasından kaynaklandığını, hesap bilirkişisi raporunun davacının ücreti, yaş hesabı, bakiye aktif devresi gibi konularda hatalı olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumunca meydana gelen dava konusu kazayı iş kazası olarak kabul edilmiş ise dava konusu kaza sebebiyle davacıya kurum tarafından bağlanan gelir ve ödemelerin olup olmadığı konusunda herhangi bir araştırma yapılmadan hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen alacak kalemlerine ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile 03.09.2012 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/130 Esas sayılı dosyasında trafik bilirkişisi raporunda davalı ...'in trafik levhasına uymadan kavşakta geçiş önceliğine uymadığından %100 kusurlu olduğu, kaza tespit tutanağına göre ise sürücü Mehmet Noyan'ın tam kusurlu, davacı ... Köşker'in kusursuz olduğunun bildirildiği, kusur raporu ile kaza tespit tutanağının dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi birbirleri ile uyumlu olduğu, raporlar arasında çelişki olmadığı, Çukurova ATK tarafından düzenlenen 27.06.2014 tarihli %14,1 oranlı maluliyet raporunun taraflara bildirildiği davacının rapora karşı itirazda bulunmadığı, davalının itirazı üzerine İstanbul ATK'dan rapor aldırıldığı, İstanbul ATK tarafından 18.01.2019 tarihli %18 maluliyeti gösterir rapor düzenlendiği, mahkemece % 18 maluliyet oranı dikkate alınarak hesaplama yapılmış olmasının hatalı olduğu, davacı tarafından %14,1'lik maluliyet oranına itiraz edilmediğinden, bu oran için davalı yönünden usulü kazanılmış hak oluştuğu, maluliyet oranı % 14,1 olarak hesaplama yapıldığında davacının zarar miktarının 247.304,56 TL olduğu, ödeme davacının zararından mahsup edildiğinde davacının bakiye talep edebileceği tazminat miktarının davalı ... yönünden toplam 193.637,32 TL olduğu, faiz başlangıç tarihinin doğru tespit edildiği, SGK cevabında davacıya yapılan ödeme olmadığı, mahkemece hüküm kurulurken asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken tek hüküm kurularak hükmedilen tazminatın müteselsilen tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kararın kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabulüyle 193.637,32 TL tazminatın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı Mehmetten tahsiline; birleşen davada 186.789,00 TL kalıcı maluliyet tazminatının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı ...'ndan tahsiline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranını % 18 tespit eden maluliyet raporunun esas alınması gerektiğini belirtmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaftaki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
trafik kazası sonucu oluşan bedeni zararların tazmini isteminden kaynaklanmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, % 14.1 olarak tespit edilen maluliyet oranına davacının itiraz etmediği anlaşılmakla davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Emekli Sandığı Kanunu'nun 40 ıncı maddesinde bazı kamu görevlilerinin (asker, polis,gümrük memuru v.s) yaş haddinden emekli yapılacakları düzenlenmiştir. Yasa’da polisler için ise 55 yaş sınırı öngörülmüştür. Şu durumda, davacı polis memuru olduğundan aktif çalışma yaşının yasal düzenleme göz önünde tutularak belirlenmesi ve hesaplamanın da buna göre yapılması gerekir. Tazminat hesabında aktif çalışma döneminin 60 yaşına kadar hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.