İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Davacı vekili 29.06.2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin birden fazla kişi tarafından silahlı yağma suçunu işlediği iddiasıyla tutuklandığını, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/307 esas sayılı dava dosyası ile yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini belirterek, haksız tutuklama tedbiri uygulanması nedeniyle 210.000 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini " talep etmiştir.

2. Davalı vekili 24.07.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde açılıp açılmadığı, mahkemenin yetkili olup olmadığı, davacı vekilinin tazminat davası açma yetkisinin olup olmadığı, ceza davasının kesinleşip kesinleşmediği hususlarının araştırılması gerektiğini, maddi ve manevi tazminat talebinin yüksek olduğunu, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden, daha sonra esastan reddine karar verilmesini" beyan etmiştir.

3. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2018 tarihli ve 2017/236 Esas, 2018/97 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 33.312,06 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2018/2488 Esas, 2018/2971 Karar sayılı kararı ile birleşen ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/257 Esas sayılı dosyası hakkında hüküm kurulmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 madddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/707 Esas, 2018/863 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 33.312,06 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, Mahkemenin 12.07.2017 tarihli kararıyla mevcut dosyamızla birleştirilmesine karar verilen 2017/257 esas 2017/236 karar sayılı dosyasının mükerrer nitelikte açılan dava olduğu anlaşıldığından CMK'nın 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

6. ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 23.09.2019 tarihli ve 2019/406 Esas, 2019/1871 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.10.2021 tarihli, kararın bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

Davacı vekilinin temyiz istemi; tazminat şartlarının oluşmadığından davanın reddi gerektiği, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğuna, reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ve faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacının ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/307 Esas 2017/203 Karar sayılı dosyasında üzerine atılı eylem nedeniyle 05.01.2014 tarihinde tutuklandığı, 23.10.2014 tarihinde tahliye edildiği, mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde hükümle birlikte 27.10.2015 tarihinde tekrar tutuklanmasına karar verildiği, dosyanın Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay tarafından bozma kararı verilerek sanık hakkında ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde 30.05.2017 tarihinde beraatine karar verilerek aynı tarihte tahliyesine karar verildiği, verilen bu kararın 07.06.2017 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 29.06.2017 tarihinde açıldığı, tutuklulukta kalınan sürenin mahsup edildiğine dair bir bilgiye ulaşılamadığı ve davacının mükerrer nitelikte açmış olduğu başkaca tazminat davasının bulunmadığı,

... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 24.07.2017 tarihli müzekkere cevabında davacının ... (kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.01.2014 tarihli tutuklama müzekkeresi ile tutuklanarak kuruma kapatıldığı, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2014 tarihli tahliye müzekkeresi ile tahliye edildiği, 05.01.2014 - 23.10.2014 tarihleri arasının infaz gördüğünün bildirildiği belirtilerek; davacının gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelere göre takdir edilen 33.312,06 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 05.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazine'den alınarak davacı'ya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, Mahkemenin 12.07.2017 tarihli kararıyla mevcut dosyayla birleştirilmesine karar verilen 2017/257 esas 2017/236 karar sayılı dosyasının mükerrer nitelikte açılan dava olduğu anlaşıldığından CMK'nın 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; olay tarihinde serbest çalışan davacının yağma suçundan yapılan soruşturma ve kovuşturma sırasında, 1241 gün süreyle koruma tedbirlerine maruz bırakıldığı, yapılan ceza yargılaması sonunda beraatine karar verildiği, kararın 07.06.2017 tarihinde kesinleştiği, işbu tazminat davasının 29.06.2017 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye, kararda aşağıda belirtilen hususlar haricinde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmamasına, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmamasına, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olmasına ve incelenen dosya kapsamına göre; taraf vekillerinin sair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Ancak; maddi tazminat yönünden; Tazminat davasına dayanak olan dava dosyasında davacının 1241 gün süreyle koruma tedbirlerine maruz bırakıldığı, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2016/12509 E- 2017/1443 K, 2015/12574 E - 2016/11747 K, 2016/280 E - 2016/13233 K, 2015/11805 E- 2016/9257 K, 2015/12852 E- 2017/69 K, 2015/12590 E- 2016/11734 K sayılı güncel içtihatlarında da belirtildiği üzere; davacının koruma tedbirlerine maruz kaldığı döneme ait net asgari ücret üzerinden kesinti yapılmadan hesaplama yapıldığında, davacının maddi zararı 45.165,65 TL olmasına rağmen, hesap hatası sonucu maddi tazminatın 33.312,06 TL olarak eksik belirlenmesi kanuna aykırı olup, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle yerinde ise de; bu aykırılık yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, 33.312,06 TL olarak hükmedilen maddi tazminat miktarının 45.165,65 TL ye çıkarılması,

Manevi tazminat yönünden; manevi tazminat miktarının belirlenmesinde davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı sürenin uzunluğu birlikte değerlendirildiğinde, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir manevi tazminat miktarı belirlenmeyip, güncel koşullara göre eksik belirlenmesi kanuna aykırı olup, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle yerinde ise de; bu aykırılık yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, 50.000 TL olarak hükmedilen manevi tazminat miktarının 90.000,00 TL ye çıkarılması suretiyle, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Tazminat talebinin dayanağı olan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/307 Esas 2017/203 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının birden fazla kişi tarafından silahlı yağma suçundan 04.01.2014 tarihinde saat 02.45 de yakalanarak gözaltına alındığı, 05.01.2014-23.10.2014 tarihleri arasında 291 gün ve 27.10.2015- 30.05.2017 tarihleri arasında 581 gün olmak üzere toplam 873 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.06.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A- Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;

1. Maddi tazminata ilişkin temyiz isteği yönünden;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya gözaltı/tutuklu kaldığı dönemde maddi tazminat kapsamında 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Dosya kapsamındaki yakalama, üst arama ve muhafaza altına alınma tutanağına göre davacının 04.01.2014 tarihinde saat 02.45 de yakalanarak gözaltına alındığı anlaşılmakla; tazminat hesabında gözaltı süresinin dikkate alınmaması ve davacının tazminat için işletilecek faizin başlangıç tarihi olarak yakalama tarihini talep etmiş olmasına karşılık tutuklama tarihinden itibaren faiz işletilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Manevi tazminata ilişkin temyiz isteği yönünden;
Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenle tebliğnamedeki bozma yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.

3. Vekalet ücretine ilişkin temyiz isteği yönünden;
5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbi avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu da dikkate alınarak, Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarının toplamı üzerinden davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B- Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;

1. Maddi tazminata ilişkin temyiz isteği yönünden;
Dosya kapsamında yer alan belgelere göre davacının 04.01.2014 tarihinde saat 02.45 de yakalanarak gözaltına alındığı, 05.01.2014-23.10.2014 tarihleri arasında 291 gün ve 27.10.2015-30.05.2017 tarihleri arasında 581 gün olmak üzere toplam 873 gün gözaltı/tutukluluk süresine ilişkin olarak maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince bu süre 1241 gün kabul edilmek suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Manevi tazminata ilişkin temyiz isteği yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak tayin edilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Hükmedilen tazminat miktarlarına uygulanan faize ilişkin temyiz isteği yönünden;

Davacının dava dilekçesinde yakalama tarihinden itibaren yasal faiz talep ettiği anlaşılmakla; davalı vekilinin dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazı yerinde bulunmamıştır.

4. Davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin temyiz isteği yönünden;
Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine ancak davacı yönünden davanın tümüyle reddedilmesi halinde vekalet ücretine hükmedilebileceği göz önünde bulundurularak, asıl dava dosyasında davanın kısmen kabulüne karar verildiği gözetilerek davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, birleşen 2017/257 esas 2017/236 karar sayılı dosyasında yönünden ise ilk derece mahkemesince mükerrer nitelikte açılan dava olduğu gerekçesiyle CMK'nın 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmiş ise de dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediği, talep içeriğinin aynı olması nedeniyle dosyalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu gerekçesiyle tensip zaptı ile davaların birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmakla birleşen dava yönünden de davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.

5. Davanın haksız ve yersiz olması nedeniyle reddedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz isteği yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/307 Esas 2017/203 sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının birden fazla kişi tarafından silahlı yağma suçundan 04.01.2014 tarihinde saat 02: 45 de yakalanarak gözaltına alındığı, 05.01.2014-23.10.2014 tarihleri arasında 291 gün ve 27.10.2015-30.05.2017 tarihleri arasında 581 gün olmak üzere toplam 873 gün gözaltı/tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği anlaşıldığından, davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde (A-1) ve (A-3)numaralı bentlerde açıklanan nedenle davacı vekilinin, (B-1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 23.09.2019 tarihli ve 2019/406 Esas, 2019/1871 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.