İNCELENEN KARARIN;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2020 tarihli ve 2020/63 Esas, 2020/296 sayılı Kararı ile sanık hakkında;
a) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2021/456 Esas, 2021/676 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.08.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine ve atılı suçların sübut bulmadığına,

2. Eksik inceleme ve araştırma sonucunda mahkûmiyet kararı verildiğine, mahkûmiyet kararının gerekçesiz olduğuna,

3. Söz konusu olaya ilişkin görgü tanığının bulunmadığına,

4. Sanığın soruşturma aşamasındaki ifadelerinin usule aykırı olarak alındığına,

5. Sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandırılması gerektiğine,

6. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine,

7. Sanığın örgüt içerisinde geri hizmet işlerinde görev aldığına ve herhangi bir eyleme katılmadığına,

8. Temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, sanığın tüm suçlardan beraatine ve tahliyesine,

9. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
‘Sanık hakkında PKK/KCK silahlı terör örgütünün kırsal alanında faaliyet yürüttüğüne dair yedi adet açık tanık beyanının bulunduğu, sanığın ..., ..., Özgür Terkoğlu ve M.Reşit Sarıtaş dışında hakkında beyanda bulunan tanık ifadelerini kabul ettiği anlaşılmakla, tanıklar ..., ...'in mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla dinlendiği, mahkeme huzurunda soruşturma aşamasındaki beyanlarından kısmen döndükleri, duyuma ilişkin bilgilerinin olduğunu beyan ettikleri, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi 2018/896 Esas ve 2019/161 sayılı Kararında Cumhuriyet Savcısı huzurunda alınan teşhis beyanının hükme esas teşkil edebileceğine dair aynen, "Bu durumda adı geçen tanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı huzurunda vermiş olduğu ifadenin, tek başına veya diğer delillerle birlikte sanığın üzerine atılı suçun sübutuna yeterli olup olmadığı tartışılarak bir karar verilmesi yerine, Mahkemece belirtilen gerekçelerle hükme esas alınmamasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır." ifadelerine yer verdiği, keza kollukta yapılan teşhisin hükme esas alınamayacağına dair Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2017/3870 Esas ve 2018/1144 sayılı Kararında aynen, "...ancak kendisine ulaşılamadığı için mahkemece dinlenemeyen bilahare mahkemeye gönderdiği dilekçesinde önceki anlatımlarını kabul etmeyen Sinan Torsun isimli kişinin beyanı suçun sübutu bakımından belirleyici delil niteliğinde olduğundan ve CMK 148/4. maddesi gereğince mahkeme huzurunda kabul etmediği takdirde kollukta müdafii bulunmaksızın verdiği ifade ve yaptığı teşhisin hükme esas alınamayacağı da gözetilerek anılan kişinin gönderdiği dilekçe adresinden de faydalanılmak suretiyle tanık olarak dinlenmesi..." ifadelerine yer verdiği, bu nedenle tanıkların soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı huzurundaki ifadesine itibar edildiği; ancak gerek sanık savunmasında gerekse tanık beyanlarında geçen olaylara ilişkin yapılan çalışmalarda benzer bir olaya rastlanılamadığı yönünde İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından tutanak tanzim edildiği, diğer tanık beyanlarının sanığın Silahlı Terör Örgütüne üye olduğuna ilişkin olduğu, tanık beyanlardan ve sanığın savunmasından anlaşılacağı üzere sanığın 22/08/2014 tarihinde PKK/KCK terör örgütünün kırsal alanına katılarak faaliyet yürüttüğü, örgüt içerisinde savaşçı pozisyonunda olduğu ve Andok (K) adını kullanarak örgütün hiyerarşik yapılanması içerisine dahil olduğu, örgüt içerisinde faaliyet yürütmekte iken Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığına kendiliğinden teslim olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı ve dosyada mevcut tüm deliller incelendiğinde, 16.08.2019 tarihinde Yüksekova İlçesi Beşbulak Köyü Aşağıölçek Mezrasında Çobanpınar güvenlik yolu inşaat alanına konteynır taşıyan tırın geçişi esnasında döşenen EYP’nin infilak etmesi sonucunda tır şoförü katılan ...’ın yaralandığı, somut olayda patlayan EYP'de yapılan incelemesinde F5 numaralı parmak izinin APFIS Sistem No: LS30015000406 numarası ile kayıtlı 29797698580 T.C. kimlik numaralı sanık ... isimli şahsın sağ el orta parmak izi ile aynı olduğunun tespit edildiği; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin’nin 2019/1150 Esas, 2019/818 Karar sayılı ilamında ve Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/2126 Esas, 2017/212 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere sanığın suça konu EYP’ler üzerinde parmak izinin çıkmış olması karşısında, bahse konu olayın gerçekleşmesine, EYP düzeneğinin hazırlanmasına yahut yerleştirilmesine, bu EYP'yi hazırlamak/temin etmek suretiyle iştirak ettiği hususunda mahkememizce tereddüt bulunmadığı, EYP’nin infilak etmesi sonucunda tır şoförü katılan ...’ın dosyada mevcut adli tıp raporuna göre Kafatası kemiklerinde çatlak-kırık, fokal beyin lezyonu, iç organ hasarı ile büyük damar ve sinir yaralanması oluşturmaması nedeniyle kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, Kemik kırığı oluşturmadığı, yüz sınırları içerisinde cilt bütünlüğünü bozan travmatik lezyon tarif edilmediğinden yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı, sağ kulaktaki hafif düzeydeki işitme kaybının (30 db) duyularından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmayacak, sol kulaktaki orta-ileri derecedeki işitme kaybının (60 db) duyularından birinin işlevinin sürekli zayıflaması şeklinde yaralandığı rapor edildiğ, bu kapsamda sanığın katılanın yaralanması olayı ile ilgili olarak ise sanığın katılan ... Yaşar'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan dolayı sorumlu tutulması gerektiği, sanığa yüklenen ve sübut bulan 16.08.2019 tarihinde yere döşenen eyp'nin patlaması sonucu katılan ... Yaşar'ın yaralanması ve tırın zarar görmesi şeklinde gelişen somut olayda; her ne kadar; sanık hakkında Tasarlayarak, Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle kasten öldürme suçuna teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından eylemine uyan5237 sayılı Tck'nın 151/1, 152/2-a, 82/1.a.c.g, 35 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; Yerleşik Yargıtay ve Bam uygulamalarında da belirtildiği üzere, silah veya bomba kullanılarak gerçekleştirile kasten öldürme veya öldürmeye teşebbüs suçları ile bu eyleminin niteliği itibariyle ve bu halde mala zarar verme suçunun kasten öldürme suçunun unsuru haline gelecek olması hususu dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçun bir kül halinde Tasarlayarak, Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle kasten öldürme suçuna teşebbüs suçunu işlediği yapılan yargılama kapsamından anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan iştirak halinde 5237 sayılı Tck'nın 82/1-a,c, 35/1. maddeleri gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suçun konusunun önem ve değeri, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
16.08.2019 tarihinde Yüksekova İlçesi Beşbulak Köyü Aşağıölçek Mezrasında Çobanpınar güvenlik yolu inşaat alanına konteynır taşıyan tırın geçişi esnasında döşenen EYP’nin infilak etmesi sonucunda tır şoförü katılan ...’ın yaralanması olayında patlayan EYP hakkında Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 15/10/2018 tarihli uzmanlık raporu uyarınca incelemesi yapılan bulgular ile hazırlanacak el yapımı patlayıcı maddenin TNT içerdiği, patlayıcı maddenin düzeneklerinin yapılışı ve kullanışı itibariyle TCKnın 6. ve 174. Maddelerinde belirtilen patlayıcı madde olarak mütalaa edilebileceğinin belirtildiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma veya El Değiştirme suçunu işlediği sübuta ermekle eylemine uyan 6763 sayılı yasa ile değişiklik sonrası 5237 sayılı TCK’nun 174/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlike durumu takdiren ve teşdiden ceza tayini suretiyle sanığın üzerine atılı suçtan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
...
Sanığın sübutu kabul olunan Tasarlayarak, Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle kasten öldürme suçuna teşebbüs ve Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma veya El Değiştirme suçlarının Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozmak suçuna vücut veren ve vahamaet arz eden elverişli araç suçlar olduğu kanaatine varılmıştır. Zira söz konusu saldırıda işlenen suçların PKK/KCK Silahlı Terör Örgütünün faaliyeti kapsamında cebir unsuru içeren, yer, zaman ve neticeleri bakımından vahamet arz eder nitelikte suçlar oldukları, kasten öldürmeye teşebbüs suçunun amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli vahamet arz eden araç suç olduğuna dair istikrar bulmuş Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının da olduğu gözetilerek sanığın Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozmak Suçundan mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir.
Silahlı terör örgütüne üye olmak suçu ile Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozmak Suçundan suçunun geçitli suç ilişkisi içerisinde olduğu, sanığın eylemlerinin bir kül halinde devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçunu oluşturduğundan ayrıca silahlı terör örgütüne üye olmak suçun cezalandırıma yoluna gidilmemiştir.
İzah edilen gerekçelerle aşağıdaki hüküm

tesis edilmiştir.’
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına göre sanığın, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde “ssç” olarak belirtilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası olarak kabul edilmiş olup sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, 16.08.2019 tarihli olayda EYP düzeneğini hazırladığı, temin ettiği yahut olay yerine yerleştirdiği hususunda tereddüt bulunmadığı, EYP’nin infilak etmesi sonucu tır şoförü F. T.’nin yaralanması ile ilgili olarak kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan sorumlu tutulması gerektiği, sübutu kabul olunan tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi ve tasarlayarak, yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle kasten öldürme suçuna teşebbüs etme suçlarının Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçuna vücut veren ve vahamet arz eden elverişli araç suçlar olduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenerek, sanık ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2021/456 Esas, 2021/676 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.