İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 24.10.2017 tarihli ve 2017/1040 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d, 35,53 ve 58. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2018 tarihli ve 2017/290 Esas, 2018/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-c-d, 35,53 ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 04.06.2018 tarihli ve 2018/1107 Esas, 2018/1124 Karar sayılı kararı ile; Sanık hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2018 tarih ve 2018/1107 esas, 2018/4 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kaldırılmasına, karar verilerek 5237 sayılı Kanunu'nun 149/1-a-c-d, 35/2,62,53,58 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Somut delil olmadığı ve lehe hükümlerin uygulanmasına,
İlişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ...'ın kardeşi olan ...'ın mağdurların işlettiği ... Kıraathanesine giderek 850,00 TL para istediği, mağdur ...'ın para vermeyeceğini beyanı etmesi üzerine ...'in dükkandan ayrıldığı yaklaşık 10 dakika sonra elinde telefon ile tekrar içeriye girdiği ve telefonu ...'a uzattığı telefonda sanık ...'ın olduğu ve ...'nın mağdur ...'dan "Ne yaparsan yap bu parayı bul diyerek 850,00 TL para istediği" ...'ın ise bu parayı bulamayacağını cevaben söyleyerek telefonu kapattığı, ...'in tekrar dışarı çıktığı aradan bir 10 dakika geçtikten sonra tekrar elinde telefon ile geldiğini ve bu sefer telefonda ki kişinin babası olduğunu söylediği ancak mağdur ...'ın telefonu aldığında karşısındaki kişinin yine sanık ... olduğunu anladığı, ...'nın bu sefer 600,00 TL para istediği mağdurun ise ancak 100,00 TL para verebileceğini beyan ettiği, bunun üzerine ...'nın, mağdurun dükkanını yakıp yıkmakla ve kendisini ölümle tehdit ettiği sonrasında ...'in tekrar dışarıya çıktığı aradan bir kaç saat geçmeden tekrar mağdurun kıraathanesine geldiği ve dışarıda sanık ...'nın kendisini beklediğini söyleyerek ...'ı dışarıya çağırdığı ancak mağdur ...'ın dışarı çıkmadığı, akabinde sanık ...'nın elinde tüfekle kıraathaneye girdiği tüfeğin namlusuna mermi sürdüğü ve havaya doğrulttuğu bu sırada da küfürler ettiği ve mağdurları tehdit ettiği, araya giren ...'in sanık ...'yı dışarıya çıkarttığı ...'nın da dışarıda havaya bir el, diğer kıraathane olan Başpınar kıraathanesine doğruda iki el olmak üzere toplamda 3 el ateş ettiği sonrasında ise tek başına geldiği araca binip gittiği maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Mağdurun olaydan hemen sonra soruşturma aşamasında verdiği beyanları ile mağdur beyanlarıyla uyumlu tanık beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
3. Olay günü düzenlenen olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi ve CD izleme tutanağına göre olayın (1) numaralı paragrafta anlatıldığı şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık müdafii ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer suç ortağı ile farklı uygulamaya tabi tutulmuş olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf mahkemesi kararında "...Müştekilerin soruşturma aşamasındaki beyanlarına göre; 08.01.2017 tarihinde saat 13.00 sıralarında sanığın kardeşi ..., müşteki ...'ın işyerine gelerek arabasının kaza yaptığını ve 1.000 TL'den fazla masraf olduğunu beyan ederek 850 TL. para istediği, herhangi bir borcu olmayan ...'ın para vermeyi kabul etmediği, ...'in işyerinin dışına çıkıp bir müddet sonra elinde telefonla işyerine girerek ...'a telefonu uzattığı, ... telefonda sanık ... ile görüştüğü, sanık ...'nın da 850 TL. vermesini istediği ve ''ne yaparsan yap, bu parayı bul'' dediği, ...'ın para vermeyeceğini söyleyip telefonu kapattığı, sanığın kardeşi ve aynı suçtan hükümlü ...'in telefonu alıp işyerinden çıktıktan 10 dakika sonra tekrar elinde telefonla işyerine girdiği ve telefonu mağdur ...'a verdiği, sanık ...'nın bu defa 600 TL. vermesini istediği, ...'ın istenilen parayı verecek durumu olmadığını, şayet isterse 100 TL. verebileceğini söylediği, sanık ...'nın istediği parayı vermediği takdirde “dükkanını yakıp yıkarım, öldürürüm'' diyerek ...'ı tehdit ettiği, mağdurun telefonu kapatıp ...'e geri verdiği ve ''sizi polise şikayet edeceğim'' dediği, ...'in telefonu alıp kafa sallayarak ''seninle görüşeceğiz'' diyerek kahvehaneden ayrıldığı, saat 15.10 sıralarında ...'in tekrar kahvehaneye gelip sanık ...'nın dışarıda beklediğini söylediği, ...'ı dışarı çıkmaması üzerine sanık ...'nın elindeki tüfekle ...'ın işyerine girdiği ve tüfeğin kurma kolunu çekmek suretiyle namlusuna mermi sürüp küfürlü şekilde bağırıp ''burayı boşaltın'' diyerek müşterileri dışarı çıkardığı, müşteki ...'ın para vermeyeceğini söylemesi üzerine ... ve ...'nın dışarı çıktıkları, dışarıda iken üç el silahla ateş ettiği, bunun üzerine ... dışarı çıktığında sanık ...'nın tüfeği ...'ın bulunduğu yöne doğru doğrultarak 'sinkaflı sözler söyleyip iki el ateş ettiği, saçma tanelerinin müşteki ...'ın kahvehanesinin camına isabet ederek kırdığı, sanık ...'nın olay yerinden kaçtığı, sanıkların birlikte kahvehaneye girdiğinde sanık ...'nın elinde tüfek olduğunun güvenlik kamerası kayıtlarından tespit edildiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek Sanık hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2018 tarih ve 2018/1107 esas, 2018/4 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kaldırılmasına, karar verilerek 5237 sayılı Kanunu'nun 149/1-a-c-d,35/2,62,53,58 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına,hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine..." karar vermiştir.
1. Olaydan hemen sonra soruşturma aşamasında alınan mağdur ve tanık beyanları, sanık savunması, olay yeri inceleme raporu, 08.01.2017 tarihli CD izleme tutanağı ve tüm dosya kapsamından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise ...” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 5 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 04.06.2018 tarihli ve 2018/1107 Esas, 2018/1124 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenen konular yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.