SUÇLAR: Kasten yaralama, cinsel taciz
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan 2.000.00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Van 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015/374 Esas, 2015/717 Karar sayılı kararı ile sanığın kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cinsel taciz suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.02.2020 tarihli ve 14-2016/47653 sayılı temyiz isteğinin reddi ve bozma görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle; sanığın mağdureyi taciz ettiğine, sanık ile aralarında husumet olmadığına, kararın hukuka aykırı olduğuna ve bozulması gerektiğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
''Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunması, katılanların beyanları, adli muayene raporu, soruşturma dosyası ile tüm dosya kapsamı birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde; sanık ve katılan ...'un olay tarihinde Cumhuriyet Anadolu Lisesinde öğrenci oldukları, olay günü okul kantinin önünde karşılaştıkları, sanığın katılanın kafasına eli ile sertçe vurduğu, bunun üzerine katılanın da karşılık vererek sanığı itekleyerek ona vurduğu, sonrasında sanığın katılan ...'a tekme atmak suretiyle onu basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, sanığın bu suretle üzerine atılı yaralama suçunu işlediği anlaşılmıştır.
Sanığın kasten yaralama suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, ilk haksız eylem sanık tarafından gerçekleştirildiğinden hakkında haksız tahrik hükümleri tatbik edilmemiştir. Sanığın sabıkasına yansıyan kişilik özellikleri dikkate alındığında ileride yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmamıştır.
Her ne kadar sanığın katılan ...'u taciz ettiği iddia edilerek cinsel taciz suçundan cezalandırılması istemi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de; katılanın soyut iddiası dışında, sanığın mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, katılanın yaralama olayı öncesinde söz konusu iddia ile ilgili olarak herhangi bir başvuru ve şikayetinin bulunmadığı, sanıkla aralarında meydana gelen yaralama olayı sonrasında cinsel taciz iddiasında bulunduğu, dolayısı ile sanıkla aralarında bu olay nedeniyle bir husumetin bulunduğu, sanığın savunmalarında cinsel taciz iddiasını kabul etmediği, bu nedenlerle mahkememizde sanık lehine şüphe oluştuğu, bu şüphenin yenilemediği anlaşılmakla, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilerek sanığın atılı suçtan beraatine karar vermek gerekmiş, açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. '' şeklindedir.
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın atılı suçu işlemediğine yönelik savunması, katılan mağdurenin çelişkili beyanları, olayın intikal şekli ve zamanı ile tüm dosya kapsamı karşısında mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Tebliğname Yönünden
Yukarıda açıklanan gerekçeyle Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Van 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015/374 Esas, 2015/717 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Van 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015/374 Esas, 2015/717 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.