SUÇLAR: Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılığa teşebbüs, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2015 Tarihli ve 2015/43 Esas, 2015/141 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;

A. Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi bir gereken kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılığa teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve son cümlesi, 35,62,52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

B. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

Karar verilmiştir.

Sanık, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna dair süre tutum dilekçesi sunmuş, gerekçeli kararın kendisine tebliğinden sonra başkaca bir dilekçe sunmamıştır.

1. Sanığın, mağdur ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi ile İNG Bankası Beykent Şubesine 20.000,00 TL kredi başvurusunda bulunduğu, ancak kimliklerin sahte olduğunun banka görevlisi tarafından tespit edilip, durumun 155'e bildirildiği ve sanığın yakalandığı, bu suretle sanık hakkında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davaları açılmıştır.

2. Sanık, borcu olduğundan kredi çekmeye karar verdiğini, adresini bilmediği ...isimli bir şahsın sahte kimlikleri temin ettiğini beyanla suçlamayı kabul etmiştir.

3. Sanıkla işlem yapan banka görevlisi ..., sanığın ... olarak gelip SMS ile kredi başvurusunda bulunduğunu söylediğini, kimliklerini alıp fotokopilerini çekeceği sırada şüphelendiğinden belgeleri araştırdığını, sahte olduğunu anlayınca polisi çağırıp sanığı oyaladıklarını, sanığın parayı almadan polislerin geldiğini, daha sonra yaptıkları araştırmada sanığın 12.05.2014 tarihinde Kızıltoprak Şubesinden .... adına 15.000,00 TL, 15.05.2014 tarihinde Küçükyalı Şubesinden ... adına 15.000,00 TL, 04.07.2014 tarihinde ... İskele Şubesinden ...adına 25.099,00 TL ve 04.11.2014 tarihinde Kadıköy Moda Şubesinden ....adına 20.000,00 TL kredi çektiğinin tespit edilip suç duyurusunda bulunduklarını beyan etmiş, Turan Şahin ve Bayram Yazar ile ilgili olaya dair ifade tutanaklarının olduğu görülmüştür.

4. Ekspertiz ve bilirkişi raporlarına göre, suça konu sürücü belgesi ve nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatma kabiliyetinin olduğu tespit edilmiştir.

5. Mahkemece, suça konu belgeler üzerinde gözlem yapılarak aldatma kabiliyeti olduğu kabul edilerek sübut bulan suçlardan temyize konu mâhkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır.

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların düzelterek onama nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren Şişli (Kapatılan) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2008 tarihli, 2007/1066 Esas ve 2008/493 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 1 yıl 15 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2009 tarihli ve 2008/452 Esas, 2009/261 Karar sayılı 6 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin hükmün esas alınması,

Hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2015 tarihli ve 2015/43 Esas, 2015/141 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarının tekerrüre ilişkin 1/g ve 2/f kısımlarının çıkarılarak yerine ''Sanığın, Şişli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2008 tarihli, 2007/1066 Esas ve 2008/493 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 1 yıl 15 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 58 inci maddesinin 6 ve 7 nci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK'nın 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.