Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; motosiklet sürücüsü müvekkili ile davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı aracın 16.03.2018 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacının yaralandığını, ayağının topuk bölgesinin koptuğunu, uzun süre ayağının üzerine basamadığını, mermer atölyesinde şoför ve usta yardımcı olan davacının işini yapamadığını, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kavşağa kontrolsüzce girmesi nedeni ile kazanın meydana geldiğini, belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatı dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının usulüne uygun şekilde başvuru yapmadığını, bu nedenle usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, kaza ile ilgili kusur oranlarının tespiti ve müterafık kusur olup olmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderlerinden sorumluluklarının olmadığını, maluliyetin tespiti maksadı ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının maluliyetinin tespiti maksadıyla Adli Tıp Kurumu (ATK) 2. İhtisas Kurulundan alınan raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engellilik oranının %0 olduğu, 3 hafta iyileşme süresi bulunduğunun rapor edildiği, alınan aktüer rapor ile geçici iş göremezlik tazminatı bakımından 1.158,34 TL hesaplanma yapıldığı, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan ödeme neticesinde geçici iş göremezlik zararı bulunmadığının anlaşıldığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının maluliyeti oranının yanlış yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğini, davada haklı çıkmış olmaları nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi, ayrıca davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken aksine karar verilmiş olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Yargıtayın yerleşik içtihatları gereği kaza tarihi itibari ile yürürlüklte olan yönetmelik uyarınca rapor alınması gerektiğini, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan raporda davacının maluliyetinin olmadığını, davacı itirazının tedavi evrakı ya da heyet raporuna değil de soyut beyanlara dayandığından usul ve yasaya uygun şekilde karar verildiği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre alınması gerektiğini, hatalı yönetmelik hükümlerine göre rapor alındığını beyan ederek kararı temyiz etmiştir.

Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 16.03.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91,109 uncu maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dosyaya kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca alınan maluliyet raporu uyarınca davacının 16.03.2018 tarihli kaza nedeni ile maluliyetinin oluşmadığı, 3 haftalık iyileşme süresinin bulunduğunun belirtildiği, sürekli iş göremezliği olmayan davacının 3 haftalık geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararının da Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığının anlaşılmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.