Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

A- Sanığın şikayetçi ...'a karşı işlemiş olduğu hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...'un temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

B- Sanığın mağdur ...'e karşı işlemiş olduğu hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,

1-Sanığın mağdurun cebinden çaldığı parayı mağdurun fark ettiğini görmesiyle yere atıp o esnada röntgen sırasında bekleyen tanık ...'e “abi paran yere düştü” diyerek tanığın parayı kendi parası olduğunu zannedip cebine koymasını sağladığı, hastaneden ayrılarak bahçeye çıkarken olayı fark ederek peşinden gelen mağdur tarafından yakalandığı, mağdurun sanığı olay yerine gelen polise teslim ettiğinde sanığın parayı tanığın aldığını söylemesiyle tanıktaki paraya el konulduğu; buna göre sanığın parayı hakimiyet alanına geçiremediğinin anlaşılması karşısında, suçun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 35/2. maddesi gereği sanığın cezasından indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;

2-Ancak tamamlanmış suçta uygulanması mümkün olan 5237 Sayılı TCK'nın 168. maddesinin tamamlanmayan yüklenen suçta uygulanması sırasında anılan maddenin 1. fıkrası gereği indirim oranının 1/2'den fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 08.04.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.