Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

1-Oluş ve tüm dosya içeriğine göre, sanık ... 17/01/2015 tarihli duruşmada alınan savunmasında ;suça konu Türk Telekoma ait kabloları sanık ... ile birlikte .... ve ...'ın ... plakalı araçla getirdiklerini, Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde ise; bahse konu aracı almaya gelenin ... olduğunu belirttiğinin anlaşılması karşısında; ... .... ve ...'ın tanık sıfatıyla beyanları alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- Başka bir suç nedeniyle yapılan ihbar üzerine sanık ...'ın ikametinin arkasında bulunan bahçe içerisinde elektrikli kesme taşı ile Türk Telekoma ait kabloları kestiğinin görülmesi üzerine sanığın ev ve eklentilerinde yapılan aramada; suça konu Türk Telekoma ait kabloların bulunduğu, sanığın suça konu kabloları sanık ...'den satın aldığı sırada yanında bulunan ve isimlerini verdiği şahısların tanık olarak beyanlarının alınmasından sonra sanık ...'ın eyleminin 5237 sayılı TCY'nın 165.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekip gerekmediği hususu karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kabule göre de;

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... lehine maktu vekalet ücretinin Hazineden alınması gerektiği gözetilmeden katılan kurumdan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.