Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Akşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.09.2012 tarihli ve 2011/706 Esas, 2012/449 Karar sayılı kararı ile;

a. Sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına,

b. Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiş ve her iki suç yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.

2. Sanık denetim süresinde İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2015 tarihli ve 2014/671 Esas, 2015/235 Karar sayılı kararı ile;
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası almış, aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası gereğince seçenek yaptırım olarak günlüğü takdiren ve teşdiden 20 TL den olmak üzere 6.000 TL adli para cezasına çevrilmesine, dördüncü fıkrası gereğince birer ay arayla yirmi eşit taksitte tahsiline karar verilip sanığın deneme süresi içinde yeniden suç işlediği görülmekle gereğinin takdir ve ifası için karar kesinleştiğinde mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmiştir.

3. İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesi kararın kesinleşmesi üzerine Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunmuş ve mahkeme 10.11.2015 tarihli ve 2015/174 Esas, 2015/728 Karar sayılı kararı ile ;

Hükmün açıklanmasına karar vermiş, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca sanık hakkında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

4. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30.06.2020 tarih 14-2016/127015 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

1. Dava dosyası yönünden, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un, "Kanuna muhalefet halleri" başlıklı 308 inci maddesinin yedinci fıkrasında yer verilen;
"Aşağıda yazılı hallerde kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılır.

7 – Hükmün esbabı mucibeyi ihtiva etmemesi, …"
Hükmü uyarınca, kararın gerekçeyi ihtiva etmemesi, mutlak bozma nedeni olarak belirlenmiştir.

2. Mahkemece kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 18.11.2014 gün ve 830-502 Esas/Karar sayılı ilamında da "Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak hükmün açıklanması sırasında 5237 sayılı Kanun'un 230 uncu, 231 inci maddesinin on birinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkraları uyarınca denetime imkan verecek şekilde ve kesinleştiğinde başka bir kararın varlığını gerektirmeden infaza esas alınabilecek nitelikte bir hüküm kurulmalıdır." hususunun açıkça belirtildiği gözetilmeden sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin esası denetlenmemiş ilk karara atıfta bulunularak yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması Anayasanın 141 inci maddesi ve 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

Başkaca yönleri incelenmeyen Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/174 Esas, 2015/728 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.