Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/490 Esas, 2016/633 Karar sayılı kararı ile sanık iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği eksik inceleme yapıldığına, şikayet hakkının kötüye kullanıldığına, atılı suçun ... olduğuna vesaireye ilişkindir.
1. Dava konusu olay, müşteki vekilinin savcılılığa verdiği şikayet dilekçesinde sanık ile müşteki arasında hukuki ihtilaflar olduğu, yargılamalarının devam ettiği, bu yargılamalar devam ederken gerek ihtilafa konu araziler gerekse şahsı ile ilgili sanığın suç isnadında bulunduğunu, soruşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla müştekiye iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kayıtlarında yapılan incelemede taraflar arasında mevcut soruşturma dosyalarından, 2014/61698 sayılı soruşturma dosyasında sanığın müşteki, katılan ve ... ... isimli şahsın sanık olarak gösterildiği, Adana 4.Asliye Ceza Mahkemesine açılan yaralama davasında yapılan yargılama sonucunda katılan ... hakkında sanık ...'a yönelik kasten yaralama eyleminden dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 2014/57539 sayılı soruşturma dosyasında sanık dışında 2 tane daha müşteki olduğu, şüphelilerin ise katılan ... ile ... ... ve ... olduğu, suçun hakkı olmayan yere tecavüz ve tehdit suçu olup taraflar arasında hukuki ihtilaf bulunması ve tehdit suçuna ilişkin makul şüphe oluşturacak şekilde delil elde edilememesi nedeni ile takipsizlik kararı verildiği, 2015/3503 sayılı soruşturma dosyasında sanık ... ile birlikte tanık olarak dinlenen P.T'nin müşteki şüpheli, katılan ... ile birlikte 3 kişinin daha şüpheli olarak gösterildiği ve kasten yangın çıkarma suçundan dolayı suçun anız yakma olup 5326 sayılı Kabahatler Kanun'u (5326 sayılı Kanun) kapsamında kaldığından bahisle suçun yasal unsurları oluşmadığından takipsizlik verildiği anlaşılmıştır.
1. Katılan hakkındaki soruşturma dosyalarında delil yetersizliği nedeni ile takipsizlik kararları verilmiş ise de; bu durumun ... başına iftira suçunun oluşması için yeterli olmadığı, sanığın savunmasının aksine, iftira kastı ile hareket ettiğini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Öte yandan sanığın açıklanan fiilinin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 74 üncü maddesinde düzenlenen şikayet ve dilekçe hakkı kapsamında kalması nedeniyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/490 Esas, 2016/633 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.03.2023 tarihinde karar verildi.