SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın aşamalarda polis memurları tarafından darp ve hakaret edildiği şeklindeki savunması, 15/07/2011 tarihli doktor raporu, sanığı doğrulayan tanık Abdurahim Sırdaş beyanı ile doğrulanması karşısında olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre direnme suçu yönünden TCK’nın 29, hakaret suçu yönünden ise anılan Kanunun 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2- TCK’nın 125/1, 125/4. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasında, aynı Kanunun 43. maddeleri uyarınca yapılan artırım sırasındaki hesap hatası nedeniyle, sonuç cezanın 1 yıl 7 ay 13 gün yerine 18 ay 43 gün olarak belirlenmesi,
3- Sanığın hakaret eylemini kamu görevlisine yönelik gerçekleştirmesine karşın temel cezanın TCK'nın 125/1-3a maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği halde TCK'nın 125/1. maddesi gereğince hüküm kurulması,
4- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, oy birliğiyle 03/12/2019 tarihinde karar verildi.