Ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; davalı Hitit Nakliyat Petrol...Ltd. ile müvekkili banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladıklarını, borçluların kredinin geri ödemesinde vadesi gelen taksitleri ödemediklerini, bunun üzerine davalılara ihtarnameler gönderilerek hesabın kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/95099 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız olarak takibe itiraz etiklerini ileri sürerek davalı borçluların itirazların takip tarihi itibari ile iptaline ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalılar aleyhine aynı icra dosyasıyla birlikte takip yapıldığı, ödeme emirleri tebligatları ve itiraz tarihlerine göre şirketler hakkında ayrı, diğer borçlular hakkında ayrı itirazın iptali davaları açılmış ise de dayanağın aynı takip dosyası ve aynı krediler olması sebebiyle dosyaların birleştirildiği, hükme esas alınan 04.12.2020 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, davalı kefillerden ...'nun aynı zamanda Boncuklar Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğu, kefil ...'nun ise eşi olduğu, keza bu kişilerin Hitit Nakliye Petrol...Ltd. Şti.'nin ortağı oldukları dolayısıyla kefaletin geçerliliği için eş rızalarının gerekmeyeceği ve geçerli olduğu, çek depo bedelinin davalılardan talep edebileceğine ilişkin genel kredi sözleşmelerinde açık hüküm bulunmadığından çek depo bedeli talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, nakdi alacak hakkındaki itirazların iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi sonrası %39 temerrüt faizi ile faizin %5'i gider vergisi uygulanmasına, %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, teminat mektup bedeli deposu yönünden davalı Hitit Nakliye Petrol Ürünleri Turizm ve San. Tic. Ltd. Şti.'nin itirazının iptaline, takibin devamına, çek depo talebi yönünden itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kararına esas aldığı bilirkişi raporunda müvekkilinin alacağına dahil olan faizin eksik hesaplanarak yok sayıldığını, kefillerin depo talebi yönünden sorumlu olmadıklarına yönelik verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararının kaldırılarak davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların çek depo bedelinden de sorumlu olduğunu, zira sözleşmede bu hususun düzenlendiğini, karara esas alınan bilirkişi raporunda faiz alacağının eksik hesaplandığını, her ne kadar temmerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz tutarı ile anapara kapitalize edilmemiş olsa dahi, bu alacaktan vazgeçildiği anlamına gelmeyeceğini, yapılan takipte bu tutarın ayrıca belirtilerek talep edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalıların itirazının iptali istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Asıl ve birleşen davalarda davacı Türkiye Vakıflar Bankası Anonim Ortaklığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.