Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2016 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 ... maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 ... maddesi, 50 ... maddesinin birinci fıkrası (a) bendi ve 52 ... maddesi birinci fıkrası uyarınca 1500 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafii, suçun unsurlarının olmadığı, suçun işlendiği yönünde yeterli delil bulunmadığı ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
1. Sanık ... 14.02.2016 günü, gece saat 04.15 sıralarında haber merkezinin bildirimi üzerine yanına giden ekibe, ... isimli şahsın erkek arkadaşı olduğunu, birlikte araçta alkol aldıktan sonra aralarında tartışma çıktığını, uygunsuz fotoğraflarını ailesine göndermekle kendisini tehdit ettiğini, darpettiğini, telefonunda takılı olan sim kartını da aldıktan sonra, onu yol kenarına bırakarak gittiğini beyanla şikayetçi olmuştur.
2. ...'nun aynı ... alınan doktor raporunda, sağ ön kolunda abrazyon, sol el 5. parmak proximalinde kızarıklık, sağ ön kolda yüzeysel sıyrık, sol zigomatik bölgede kızarıklık tespit edilmiştir.
3. ... 15.02.2016 günü tekrar kolluğa müracaatla, ... hakkındaki şikayetinden vazgeçerek, olay gecesi alkollü olduğu için o şekilde beyanlarda bulunduğunu bildirmiştir.
4. ... ise kollukta verdiği ifadede, 4 senedir ... ile arkadaşlık yaptığını, birlikte Yalova'ya Termal Otel'e gittiklerini, dönüşte eşinin araması ile aralarında tartışma çıktığını, sanığın karından boşanacaksın benimle evleneceksin diyerek kendisine araçta saldırdığını, onu araçtan indirip çantasını telefonunu da arabadan attığını, daha sonra geriye dönüp almak istediğinde ise ...'in araca binmediğini, kimsenin telefonundan sim kartı almadığını, ...'in uygunsuz fotoğraflarının kendisinde bulunmadığını beyan etmiştir.
5. Cumhuriyet Başsavcılığı ... hakkında ...'nun isnatlarına yönelik kovuşturmaya yer olmadığına karar verdikten sonra, sanık hakkında iftira suçundan incelemeye konu bu davayı açmıştır.
6. ... mahkemedeki savunmasında olay günü alkol aldığını, kendinde olmadığını, adli rapordaki bulguların sarhoşken düşmüş olduğunda meydana gelmiş olabileceğini, olayı çok iyi hatırlamadığını beyan etmiştir.
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. İhbara konu suçtan delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına veya beraat hükmü kurulması sanık açısından iftira suçunun oluşması için yeterli değildir.
Bir süredir ... ile ilişkisi olan sanığın, olay gecesi araçta alkol aldıktan sonra aralarında çıkan tartışmada, onun kendisini darp ettiği ve telefonundaki sim kartı alarak yolun kenarına terkettiği şeklindeki bir kısım iddialarının, tutanak saati ve vücudundaki darp izleri de nazara alındığında maddi vakıalara dayandığı, sonradan şikayetini geri almasının, ...'ı suçtan kurtarmaya matuf olabileceği nazara alınmadan sanığın, 2709 sayılı T.C. Anayasa'sının 74 üncü maddesinde düzenlenen anayasal şikayet ve dilekçe verme hakkı kapsamında kalan eylemi nedeniyle, unsurları itibariyle oluşmayan suçtan 5271 sayılı kanunun 223 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli ve 2016/305 Esas 2016/674 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.03.2023 tarihinde karar verildi.