Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Yerel mahkemece verilen ilk hükmün Dairemizin 15/10/2015 tarih 2015/11140 E. ve 2015/7876 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 14/08/2017 tarihli ve 2017/3642 karar sayılı raporunda sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğunun belirtilmesi karşısında, sanık hakkında yeniden hüküm kurulurken TCK'nın 57/1. maddesi gereğince koruma ve tedavi amaçlı olarak akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık müdafii tarafından temyiz edilen ilk hükümde sanık hakkında TCK'nın 32/1. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ve aynı Kanunun 57/1. maddesi gereğince yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına hükmedilmiş olması karşısında, bozmadan sonra kurulan hükümde kazanılmış hak ilkesi gözetilmeden sanığın TCK'nın 125/1. maddesi uyarınca sonuç olarak 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.