Mahkeme: ERZURUM Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
1- Mahkûmiyet; Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin11/04/2019 tarih, 2018/181 esas ve 2019/127 sayılı kararı
2- Sanık ... hakkında istinaf başvurusunun esastan reddi,sanıklar ... ve ... hakkında istinaf başvurusununeleştirilerek esastan reddi, sanıklar ... ve ... hakkında istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16/03/2020 tarih, 2020/106 esas ve 2020/460 sayılı kararı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
Sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin istemlerinin, 08/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile 5271 sayılı Kanunun 299/1-1. cümlesine getirilen değişiklik uyarınca takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
A- Sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin incelenmesinde:
5271 sayılı CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK'nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Sanık ... hakkında, Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesince 23/11/2011 tarihinde, 2011/222 esas 2012/421 karar sayı ile verilen ve 16/02/2016 tarihinde kesinleşen
TCK'nın 142/1-b, 62. maddeleri uyarınca "1 yıl 8 ay hapis cezasına" ilişkin ilamın tekerrüre esas olduğu gözetilmeksizin sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek ilamı olmadığı gerekçesi ile hüküm fıkrasından tekerrür uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler ve eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-) Reçete karşılığı eczaneden alındığı anlaşılan 2 adet 8699508610013 barkod numaralı ANADRON SIMPLE ve 8699569620013 barkod numaralı SİPROGUT marka kulak damlalarının sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
2-) Hükümden önce yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararına yanlış anlam verilerek, TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmaması ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu nedenlerle yerinde olduğundan CMK'nın 302. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesi hükmünün;
1- Hüküm fıkrasının müsadere ile ilgili bölümünden “ve 2 adet 8699508610013 barkod numaralı ANADRON SIMPLE ve 8699569620013 barkod numaralı SİPROGUT marka kulak damlasının,” ibaresinin çıkarılması ve "MÜSADERELERİNE" ibaresinden sonra gelmek üzere, “Suçta kullanılmayan ve münhasıran müsadereye tabi olmayan 2 adet 8699508610013 barkod numaralı ANADRON SIMPLE ve 8699569620013 barkod numaralı SİPROGUT marka kulak damlasının sahibine İADESİNE” ibaresinin eklenmesi,
2- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
Suretiyle CMK'nın 303. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK TEMYİZ BAŞVURUSU NUN ESASTAN REDDİNE hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
B- Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK'nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, tanık ...'te ele geçirilen uyuşturucu maddeyle ilgisi bulunduğuna ilişkin kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından; sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16/03/2020 tarih, 2020/106 esas ve 2020/460 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka
suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
C- Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK'nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanıklar müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirtiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için her biri cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 06/11/2017 tarihli “uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu sabit ise de; bunun dışında kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, 30/10/2017 ve 31/10/2017 tarihinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgisi bulunduğuna veya diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2- 31/10/2017 tarihli “uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu sabit olmayan sanık hakkında TCK'nın 188/4-b maddesinin artırım nedeni olarak gösterilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3- Karar başlığında sanığın soy isminin doğru yazılmasına rağmen hüküm kısmında "TAŞKIN" olarak yanlış yazılması,
4- Hükümden önce yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararına yanlış anlam verilerek, TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmaması ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16/03/2020 tarih 2020/106 esas ve 2020/460 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmadığından sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine,
16/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.