Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
11/12/2012 tarihli ilk hükmün sadece sanıklar tarafından temyiz edilip özel dairece bozulmasından sonra, "cezayı aleyhe değiştirme" yasağı gözetilmeden, önceki hükümde 1 yıl 15 gün hapis cezasına hükmedilmesine rağmen, bozma sonrası kurulan hükümde 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’in temyiz iddiaları yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, sonuç hapis cezasının “1 yıl 15 güne” indirilmesi suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.