1) Sahtecilik suçundan; 765 sayılı TCK.nun 342/1,80.maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına
2) Dolandırıcılık suçundan. 5237 sayılı TCk.nun 157/1,43,52,53/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 1.000 lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına, taksitlendirilmesine, hak kullanımından yoksun bırakılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, süre başlangıcı, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında ise, kanun yoluna başvuru şekli ve bu yola başvuru süresinin ne zaman işlemeye başlayacağı hususunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde gösterilmediğinden sanığın temyiz başvurusu süresinde kabul edilip, 5271 sayılı CMK’nun 42/1 maddesi uyarınca, eski hale getirme talebi hakkında esas talebi inceleyecek mercii tarafından karar verilebileceğinden hukuki değerden yoksun olan temyiz isteminin reddine dair Mahkemece verilen 12/02/2010 ve 17/03/2010 tarihli ek kararlar ile itiraz üzerine Aydın 2.Ağır Ceza mahkemesince verilen karar kaldırılarak, yapılan incelemede;
Suçtan zarar gören ...'nun, 03/07/2007 tarihli oturumda davaya katılmak istemediğini beyan etmesine karşın, gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş,sanığın, bankanın maddi varlığı olan çeki düzenleyip kullanarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere fiilin 765 sayılı TCY’nın 504/3; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5277 sayılı TCK.nun 158/1-f maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı yasanın 157. maddesi ile hüküm kurulması isabetsizliği ise karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre, sanığa yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezaları artırıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 18.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.